sal – Muhalif Sözlük
-sal, -sel halinde iki biçime bürünebilen bu Fransız ürünü ek nispet i'sini tasfiye ederek dilimzi arap etkisinden kurtarmak isteyenlerin düştüğü fransız kucağı olarak özetlenebilir.

Mademki nispet i'sini atarak Arap etkisinden kurtulacağız öyleyse -sal'ı atıp fransız etkisinden de kurtulmalıyız. Son asrın mahsulü olan bu kullanımı ve nispet i'sinin türkçedeki karşılığı "-lı" ekidir. (burada ı, yerine göre farklı ünlülere de dönüşebileceğini göstermek için büyük yazılmalıdır.)

Sözgelimi; zihin kelimesine "zihinle ilgili olan" gibi bir anlam verilmek istendiğinde arapça nispet i"si ile "zihni" ya da fransızca -sal eki ile "zihinsel" şeklinde türetme yapmanın hiçbir farkı yoktur. ille de Arap'tan sıyrılıp türk lacaksa dilimiz burada "zihinli" kelimesi en uygunudur. Bu kulağa yabancı geliyor diyenler için iki yanıt verilebilir. Birincisi fransızın salına seline alıştığın gibi buna da alışırsın. ikincisi kelimenin mensubu bulunduğu tamlamada küçük bir yer değişikliğine gidebilirsin. mesela zihni gelişim ya da zihinsel gelişim yerine "zihin gelişimi" diyebilrsin. Hal böyle olunca bugün ortalıkta fazlasıyla dolaşan ve kulak-göz estetiğini felç eden siyasal, sanatsal, sorunsal, fiziksel, zihinsel gibi kaba kullanımlardan kurtulmuş, Banarlı hoca'nın da dediği gibi türkçeyi sallar seller dili yapanlardan olmamış oluruz.

kısaca felsefe şudur: "Ne paris ne bağdat, benim yurdum semerkand!"
yavuz bülent bakiler'in tabiriyle,türkçe'yi sal'a bindirip,sel'e vermenin unsurlarından olan ek.malesef günlük kullanıma iyice yerleşen hatta her fiil köklü olmayan kelimenin sonuna eklenerek boku çıkarılan ek.