taksim gezi parkı olayları – Muhalif Sözlük
kızılay ayağında fatura ağır. görmedim ama kolej, tunalı hilmi, kuğulupark tarafları da bitik vaziyetteymiş.
gazın etkisi halen devam ediyor. herkes hapşırıyor kızılay'da.
kırılmadık, dağıtılmadık durak ve reklam panosu kalmamış. şu dev reklam panoları dahil.
sıhhıye, sakarya caddesi, güvenpark ve zafer çarşısı önündeki belso araçları yok. yakmışlar mk. taze meyve suyu içiyorduk, bu olmadı işte.(u: :( )
kaldırımlar sökülmüş, çöpler dağıtılmış.
taşlanmadık banka şubesi kalmamış.
tomalar spreyle boyanmış, aynaları kırılmış. ''sis atma oç'' yazısı iyi güldürdü yalnız.
meydandaki direğe asılan göktürk bayrağı hala orada.(u: :( )
olaylarla ilgili abdullah gül'ün insaniyeti gözlerimi yaşartmıştır.
gül aynı gül ama insan olmuş. canım cumhurbaşkanım diyesim geldi ama sonra işin içinde bir bit eniği olacağı aklıma düştü.

malumdur, libya kaynarken birden bire kaddafi'nin öz oğlu taraf değişmişti. yahu yıllardır babanın koltuğunun altındaydın, niye taraf değiştin diye soranda olmamıştı. sonra kokusu çıktı ki; eğer baba düşerse, yerine lider olarak oğul geçsin diye bizzat baba tarafından plamlanmış bir projeydi. her halükarda aile kazanacaktı.
tabii nasip olmadı. koku çabuk çıktı, berberiler uyandı.

şimdide sayın cumhurbaşkanıma şunu soruyorum; ''yahu bayram değil, seyran değil. birdenbire niye bir toplumcu oldun?'' hele birde rte'nin kibirden gözü kararıp tehdit üzerine tehdit, yafta üzerine yafta attığı bir zamanda böyle bir toplumculuk hiç hayra alamet değil.
dış mihraklarla alakası olmayan harekettir. siyasal gerilimin topluma yansımasından ve akp'nin popülizm siyasetinin tabii iflasından kaynaklanmaktadır.

ve ülkücülerin evinde oturduğu olaylardır. sağ-sol kavgasında dış mihrakların figüranı olmaktan imtina etmeyen ülkücü hareketin toplumsal dinamikleri olan bir harekete katılmaması da ayrıca dikkate şayandır. 12 eylül anayasa değişikliği referandumunda tayyip erdoğan'ın birilerinin vagonu olmakla suçladığı ülkücü hareket, mensuplarının bile bile ladesini görüyordur umarım.
apo posterleri açıp, polis panzeri yakıp, komunist marşlarla dört bir yanda terör estiren marjinal gurupların dış destekli oyununa ülkücü hareket liderinden aldığı buyruk ve öz zekasıyla dışında kalmıştır, dışında kalmaya da devam edecektir. kendilerin idrak edemediği anlayış ülkücü hareketin asla ve asla aponun yardakçılığını yapanlar ile kol kola girmeyeceği, komunist naraları altında toplanmayacağıdır. biliyorum ki bozkurtlar sırf akpye muhalefet olsun diye erdoğana kin kusacağım diye dış desteklere çanak tutmayacaktır. inanıyorum ki Türk milliyetçileri başkalarının yazdığı oyunda figuran olmayacak yeri geldiğinde en haklı tepkiyi koyacak ve yıllardır süregeldiği gibi son sözü söyleyecektir. tanrı türk'e yar olsun yeter.
bu akşam da etkisi devam eden olaylar. millet sokaklara dökülmüş vaziyette ve istanbul slogan, klakson, tencere sesleriyle inliyor. ilginçtir, kadınlar daha etkin bir şekilde protestoya katılıyorlar.
olay siyasal mıdır yoksa olay kitlesel midir bilmiyorum! bildiğim tek şey cemaat evlatlarını polis teşkilatına sızdırıyorlar! sızdırmakla kalmıyorlar neredeyse toplu atama yapacaklar diye bas bas bağırdık kimsenin çıtı çıkmıyordu. şimdi devletin pardon hükumet polisinin vatandaşa verdiği değer yine o günlerde kulağı sağır, gözü kör, aklı beş karış havada dilsiz numarası yapanların gözlerini yaşartıyor.
saat 23:35 ve ben evime yeni gelebildim. otobüsler durmuş, personeli evine ben götürdüm. stajerlere ise ''yarın gelmeyin'' dedim.
olaylar izmir'e sıçradı, basmane'de küçük yaşta bir çocuk polis panzerinin altında can vermiş. çocuk ile annesi basmane metrosuna binip gideceklermiş ama kaldırımın üzerinde polis ezmiş.
olaylar halen devam ediyor. çankaya, basmane, konak yollarını kapattılar. alsancak garının önü ise polis dolu.
bizim polis şebbiha olmuş. adamın tekini gülerek dövüyorlardı.

zükerim ben böyle işi, buraya niye sıçradı.
yarın bitse bari, hayatımın yarısı trafikte geçti. çekilmez vallahi.
polisin emir kulluğuna ve halkla devletin karşı karşıya getirilmeye çalışıldığına karşı çıktığım olaylardır. hedef akp'nin ceberrut yönetimi ve kendisinden başkasını yok sayan zihniyettir.

polisin emir kulluğu ise o üniformayı giymekle giymemek arasındaki tercihe bağlıdır. emir kulu olmak istemeyen anasının dizinin dibinde oturur sabah sabah seda sayan'ı izler.
anti akp'lilik düzleminin en mesnetsiz,en samimiyetsiz,en anarşist boyutlarında devam eden olaylardır. millet adına,devlet adına bir başkaldırı sözkonusu değildir. 2013 1 mayısının rövanşına çıkmış bir güruh ile biber gazına bağımlılığı olan ulusalcı avenenin ekim devrimi özentisiyle sürdürmeye çalıştığı hadiselerdir.
halkla devletin karşı karşıya getirilmeye çalışıldığı,hükümetinde sergerde sürüsününde istismarıyla büyümüş ve malesef emir kulu olan polislerimizin haksız suçlamalara maruz kaldığı olaylar olmuştur. taksim'de toplaşıp devrim marşları okumakla olmaz ihtilal,meclis orda,akp il binası orda yıkında o binaları görelim. ayrıca bu kitlenin yaptığı bu tip ahlaksız isyan eninde sonunda akp'ye oy olarak dönecektir zira biz buna benzer bir dönemi cumhuriyet mitingleri sayesinde yaşamıştık.

tabi sözlüğün gılgamışçılarının bu kaos ortamını destekler mahiyetteki tutumlarını hiç yadırgamıyorum ve sözlükte oluşturdukları mahalle baskısının yansımalarınıda görüyorum. (u: yollar yürümekle aşınmaz beyler)