Hizmette en önde, mükafatta en arkada olan, "(b: inandığı gibi yaşayan ülkü devi)" idi.ülkü Ocakları genel Başkanıyken "beytül mal" kabul ettiği ocağının telefonunu kullanmayıp dışardan jetonla arayacak kadar hakperest bir başkandı. şehidleri hiç unutmayan ve anlatırken ağlayan, sıcakkanlı reis.O ahlak ve dirayet timsaliydi. ahde vefayı yaşayan ve yaşanmasına çalışan imanlı güzel insan! Trafik kazası sonucu Hakk'ın rahmetine erişmiştir.
Metin Tokdemir'in aziz hâtırasına..
Alabildiğine adanmışlığın, şahsında tecessüm ettiği bir inanmış adamdı Metin Tokdemir
ülkücüydü; hiçbir sorgulamaya tâbi tutmaksızın, sâde, inanmış, fedakâr bir ülkücü.
Her sabah yeniden kuşandığı gayreti ve yorulmak bilmez enerjisi ile hayatının her ânını kaplayan bir Ocak sevdalısı ve bir Ocak mesâiperesti idi
Gençlik Kültür ve Sanat Ocakları Genel Başkanlığı ve Bizim Ocak Dergisi döneminde ülkede adımını atmadığı bir yer bırakmamıştı. Bahis konusu olan teşkilat mesâisi olduğunda üşenmek kelimesi yoktu lûgatinde.
Hemen her dâvete icâbet ederdi. çoğunlukla otobüs yolculuklarıyla seyahat eder, bundan da hiç şikâyet etmezdi. Kürsüye çıktığında, Yavuz, önüne dünya haritasını almış, bu Osmanlıya yetmez, bu Türke yetmez demiş
diyerek başlardı konuşmaya ve Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresini anlatmaya
Nizâm-ı Âlem için ilâ-yı Kelimetullah dâvâsına sıkı sıkıya merbut bir dâvâ adamıydı Metin Tokdemir.,. idealistti, zihnini, zamanını, enerjisini, gayretini hep teşkilat için sarf ederdi. Uzun zaman aynı evi paylaştık. Gecenin geç saatlerinde ocaktan dönerken Sakarya caddesindeki manavdan aldığı meyvelerle eve geldiğinde, yüzünde günün veya yeni döndüğü seyahatin yorgunluğunu değil, gülümsemesini görürdünüz. çok iyi bir tempo ile okurdu. Yatağının başucundan kitap hiç eksik olmaz, okuduğu kitapla ilgili muhakkak yanında yöresindekilerle mükâleme ederdi.
Yakından tanıyanlar bilirler; onun inandığı ülkücülük naif bir ülkücülüktü ve su nasıl H2Odan oluşuyorsa, siyâsetin de tabiatı gereği içinde ihtivâ ettiği bâzı nâ-hoş kuralları anlamaz, anlamak istemez, o kuralları hayatına dâhil etmez, edemez, o kurallara kendisi de dâhil olmaz, olamazdı
Bu kurallardan neşet eden hadiselerle karşılaştığında ya da muhatap olduğunda o kadar çok üzülürdü ki, günlerce etkisinden kurtulamaz, dünyanın bu hâdiseler etrafında döndüğünü sanacak kadar mübâlaa ederdi. çünkü, onun ülkücülüğü naif, sâde, yalın, tertemiz bir ülkücülüktü. Etrafına da bu hissiyâtı yayardı...
Berâber tükettiğimiz yıllardan bize kalan sayısız hâtıra arasında, hoş bir hâtırayı da sevenleri ve bütün arkadaşlarımızla paylaşmak isterim, Metin Tokdemirin aziz hâtırasını yâd etmek, onu sevgi ve saygı ile anmak için
Yine bir ocak mesâisi sonu eve dönüşünde, Suat Başaran, şenol Uzunmehmetoğlu, Kemâl Küçük ve bendeniz ve evimizin tabii ziyaretçisi Servet Avcıdan oluşan, hepsi meyve düşkünü ev ahâlisine meyve almak için Sakarya Caddesi'ndeki manava uğrar. Kasalar içinde o zamanlar Türkiyeye henüz gelmiş bir meyve vardır; ismi kividir bu meyvenin ve Metin Tokdemir bizleri bu yeni meyve kivi ile tanıştırmaya azmetmiştir... Kasaların üzerinde de bir fiyat etiketi vardır; kivinin birim fiyatını bildiren.
Metin Tokdemir:
Ver iki kilo
Manav biraz şaşkındır, yüzüne bakar ve:
Başkanım, iki kilo mu?
Evet, bizimkilere ancak yeter..
Manav çâresiz tartar kivileri ve kesekâğıdına koyar:
Buyurun Başkanım.. der.
Alır meyveleri ve cebinden fiyat etiketinde okuduğu miktara göre bir miktar parayı uzatır.
Metin Tokdemir paranın üstünü beklemektedir. Fakat manav da paraya ve Metin Tokdemirin yüzüne bakmaktadır. Bir gariplik olduğunu anlar ve:
Hayırdır?! diye sorar..
Manav, söylesem mi söylemesem mi şaşkınlığı içindedir, tereddütle:
Başkanım, etikette yazan kilo fiyatı değil, tâne fiyatıdır, bu meyve yeni gelen ithal bir meyve
Metin Tokdemir cebindeki tüm parayı vermek zorunda kalır.
.
Eve gelip, durumu anlattığında ve meyvenin mâliyetini duyduğumuzda biz hep bir ağızdan:
Başkan , almasaydın o zaman!!! dedik gülerek
Hey Hât!
Metin Tokdemirin cevabı yine ocak ve teşkilat merkezli bir cevaptı:
Ocak Genel Başkanı olmasaydım, orada mahçup olacak olan yalnızca Metin Tokdemir olsaydı Vallâhi Billâhi almazdım
Tesellî etmek uzu sürmüştü onu ama kivileri de afiyetle yemiştik. Lâf aramızda, o hâtırânın tesiri var mıdır bilmiyorum ama bendeniz kivi denen meyveyi o gün bu gündür hiç sevemedim
Bir Aralık ölümüyle kaybettik, çok sevgili arkadaşımız ve Ocak Genel Başkanımız Metin Tokdemiri.
Dilinden hiç düşürmediği bir cümle vardı:
(b: vefası olmayanın imanı olmaz)... ne kadar da haklıydı...
Evvel giden bütün arkadaşlarımız gibi yeri dolmaz. Allah ona ve Rahmet-i Rahmâna kavuşan bütün arkadaşlarımıza rahmet etsin, mekânlarını cennet etsin; âmin
(bkz:ülkücü)