bir bahar hikayesi – Muhalif Sözlük
ubeyd dalak'ın güzel bir denemesidir.

bir bahar hikayesi

Bir aşk romanının sayfaları arasında yaşardık...yaşadığımız bir çok şeye inat bazen boş sokaklar arasında olmadık hayaller kurardık... bazen de yine kuytu sokakların köşelerinde ya da parkların en ücra yerlerinde hem isyan hem de günah için çırpınan yüreklerimizin dinmesi için dolup dolup boşalan ciğerlerimizden fışkıran bir volkan gibi püskürürdük... sigara içtiğimiz gibi ya da gecenin bir vakti birkaç birayla sarhoş olduğumuz gibi yasak olan her şeye inat yaşardık... Kısaca serseriydik!!!

Biz 6 kişiydik tek bir kişi gibi... ne bir gün birbirimizden ayrıldık ne de ayrılmayı düşündük... hepimizin yüreğinde hep o aynı hırçın insanlık vardı... ama hiç birimiz hırçın olamadık...yoksulluk içinde yaşamanın halleriydi çoğu zaman bize azim veren... ama hiçbir zaman yoksul olmadık...

Siyasi düşüncemiz hiç olmamıştı... bir gün aramızdan biri siyasi kitaplar okumaya başladı... daha sonra siyasi konuşmaya başladı... ona inandık bizde siyasi okumaya başladık...siyasi konuşmalar gündelik konularımız oldu... ‘eşitlik,hürriyet, emek, mozaik toplum’ demeye başladık...kavga ederken de beraberdik, polisten kaçarken de...gönlümüzde artık uçuk hayaller yoktu... daha olgunlaşmıştık... bedenimizle istediğimiz şeyler beynimizle uyuşmuyordu... ama bizi beynimiz yönetiyordu... beynimizden geçenleri ve beynimizi kimin yönettiğini ise bilmiyorduk...zaten umurumuzda da değildi...önemli olan inançlar için yaşamak ve inançlar için ölümü bile göze alabilmekti... ölmeyi bilmeyen insan, insan değildi... Kısaca halen serseriydik!!!

6 kişiydik 6 ayrı can... gün olur ağlar, gün olur gülerdik ama hep birlikte...bir masal kahramanınınki gibi birden başlamıştı siyasi aşkımız ve masal kahramanı gibi aniden bitmişti... günü birlik yaşıyorduk... aniden karar verip, birden vazgeçiyorduk...

Gün geldi birimiz hastalandı... birlikte gittik hastaneye... zaman en iyi ilaç deyip bekledik... bizi hastaneye almadıkları için nöbet tuttuk hastanenin önünde... hiç ayrılmadık... geceler hastane önünde kurulan hayallerle geçmeye başlamıştı... hastane önünde kurduğumuz hayaller sağlıklı günler üzerine olurdu...lakin her gece yine patlayıncaya kadar içerdik...sarhoşken karar verirdik... hasta arkadaşımızı da aramıza alıp yaşayacaktık yaşayabileceğimiz kadar... gene hep beraber olacaktık...çoktan unutmuştuk aramızdan birinin eksilebileceğini...kendimiz için yaşayacaktık... daha önce olduğu gibi halen serseriydik!!!

önce saçları dökülmeye başladı... saçı kalmayınca ona bir şapka aldık...yürüyecek gücü kalmayınca sırtımızda taşıdık...bıkmadan usanmadan her gün gülücükler saçtık etrafa...kimseye anlatmadık derdimizi... hiç umut yoktu... mevsim en güzel mevsimdi... bahardı... fire verdik 5 kişi kaldık, ağladık biz bize...

şimdi gene bahar kim nerede, nasıl ve kiminle bilmiyorum... yıllar oldu biz ayrılalı...ölüm insanı ayırırmış sonradan anladım... geçenlerde birisinden duydum o kalan 5 kişiden biri daha ölmüş... söylediğine göre uzun zaman olmuş...1-2 damla gözyaşı aktı içime... boş bir köşe aradım kendim için kıvrılacak... bulamadım...

Bahar... günler geçiyor bildiğince... ben günlerin ortasında geziyorum bildiğimce... halen serseriyim!!!
"hüzn-engiz bir bahar denemesidir, penceremden hazânı ân be ân izlediğim bu günlere de hüzün olarak düşmüştür..." dedirten, başkaca çağrışıımlarını buraya yazamayacağım bir başlıtır, teşekkürü hak eder...