zor, vakit alan, zihinsel olarak yorucu, yıpratıcı bir iştir her şeyden önce. ama içinde oldukça zamanla keyif veren, interlanguages skills dediğimiz haltı ciddi anlamda geliştiren bir uğraştır. üniversitede öğrenciyken ufuk hoca sağolsun sevdirmişti bu çeviri işini bize. işin kuramsal temellerini, kültürlerarası etkileşimin önemini, senkron çeviriyi vb. anlatmak ve uygulatmak çeviri işini sevdirmek için bir giriş kapısıymış. başka türlü de sevmek zor zaten.
ayrıca küçük mucizelerin fark edildiği uğraştır. vay anasını bu kavramı demek böyle almışız diye çok defa tepki verdiğimi hatırlarım. basit bir şeydir ama o detayı fark etmek keyif verir. kültür transferinin kapısıdır tabi bunu da unutmamak lazım. en zevklisi edebi çeviri, en zorlarından biri konsekütif çeviri ve en zoru da simultane çeviridir ki bu çeviride bir receptive skill(u: alıcı beceri) bir productive skill(u: üretken beceri) haline dönüşüyor. beyni resmen ortadan ikiye bölüp iki ayrı küçük beyin şeklinde çalıştıran bir süreç.
bir de buradan cefakar dilcilerin hakkını savunayım. öyle on sayfacık çevirim var yarına lazım sana zahmet, deyip makale, ödev vs. gönderen arkadaşlar; öyle bir yağma yok dünyada. ciddi anlamda zahmetli bir iş olan çevirinin hakkını verin. hakkı da kişiden kişiye değişir. çeviride kalite, anlam tutarlılığı, metne sadakat, kültürel transfer vb. gibi konular önemli ve ciddi bir linguistic birikim&beceri gerektirir. yoksa googla translate de çeviri yaptığını iddia ediyor, bu tutumdaki arkadaşları oraya yönlendiriyoruz.(u: gb)
ayrıca küçük mucizelerin fark edildiği uğraştır. vay anasını bu kavramı demek böyle almışız diye çok defa tepki verdiğimi hatırlarım. basit bir şeydir ama o detayı fark etmek keyif verir. kültür transferinin kapısıdır tabi bunu da unutmamak lazım. en zevklisi edebi çeviri, en zorlarından biri konsekütif çeviri ve en zoru da simultane çeviridir ki bu çeviride bir receptive skill(u: alıcı beceri) bir productive skill(u: üretken beceri) haline dönüşüyor. beyni resmen ortadan ikiye bölüp iki ayrı küçük beyin şeklinde çalıştıran bir süreç.
bir de buradan cefakar dilcilerin hakkını savunayım. öyle on sayfacık çevirim var yarına lazım sana zahmet, deyip makale, ödev vs. gönderen arkadaşlar; öyle bir yağma yok dünyada. ciddi anlamda zahmetli bir iş olan çevirinin hakkını verin. hakkı da kişiden kişiye değişir. çeviride kalite, anlam tutarlılığı, metne sadakat, kültürel transfer vb. gibi konular önemli ve ciddi bir linguistic birikim&beceri gerektirir. yoksa googla translate de çeviri yaptığını iddia ediyor, bu tutumdaki arkadaşları oraya yönlendiriyoruz.(u: gb)