geçenlerde anahtar yaptıracağım. davut abi yine dükkanında yok, kahvehaneye girmiş. neyse, ben de içeri daldım. sobanın kenarındaki masada güngörmüş rızkullah dayı, döşemeci şevket abi, köy hizmetleri'nden emekli mahir baba ve davut abi kağıt oynuyorlar. ''selamunaleyküm, şeytanınız bol olsun'' diyerek yanaştıktan sonra, ''davut abi, benim bi anahtar işim vardı'' diyecek oldum, ağzımdan lafı aldı bizim göngörmüş rızkullah dayı. bana dönerek; ''oğlum, hiç yanında karı kız görünmüyor, bak kürt ismail'in oğlu şeyhmus'a, yarr.k gibi adam ama, taş gibi karıyı götürüyordu geçenlerde yine. bir de kahvenin önünden geçişi var gavadın, sorma gitsin'' dedi. analizine hayran kaldığımın rızkullah dayısı yine nokta atışı yapmış, büyümüş büyümüş dev olmuştu gözümde o an. anahtar davasını unutup, ''haklısın dayı'' dedim ve masalara sürtünerek çıktım kahvehaneden. ha, bunu niye mi anlattım? elf nedir, hobbit kimdir bilmeyenler olabilir. güngörmüş rızkullah dayı'nın yerlerine uygun gördüğü ''taş'' ve ''yarr.k'' sıfatları daha uygun düşer bence.