hala dost olarak kalmayı başardığınız eski sevgilinin sizi düğününe çağırmasıyla,karışık duygular içerisine girmek; düğüne gidip gitmemek konusunda bocalamak .
(bkz:ne hayatlar var arkadaş)
(bkz:Nikah Masası)
eski sevgiliyle dost kalınınca yapılan eylemmiş. eski sevgiliyle niye dost kalınır, biri açıklasın amk! gavat mısınız kardeşim? damadın sırtını da yumruklayın bari.
midenin genişliğine göre değişebilecek durum olmakla beraber "eski sevgili" sıfatlı kişi hangi cesaretle böyle bir davette bulunabiliyor o da tartışılabilir tabi ki.heralde vakti zamanında geniş geniş takılmışlar,düğündede geniş geniş oynayacaklar.
gidilir..
böyle yaz gecesi, kuşadasında ışıl ışıl bir düğün...
rengarenk fenerler, lambalar, dans eden tuvaletli kadınlar ve adamlar...
sonra gelinle damat çıkarlar sahneye...
ne de yakışıklı olmuştur ancak yanındaki kadın dünya güzeli de olsa kazuletin teki gelir sana..
bakarsın yüzüne mutludur, sırıtıp buse konduruyordur karısının yanağına bir tane..
o an ölsün istersin sonra bir bakarsın öyle mutlu ki, tamam dersin...
mutlu olsun, kafi...
tam nikah kıyılacaktır...
sen iyice yakına gelir, gözlerinde donmuş o iki damlayla son ümidinle beklersin...
gözleri, 6,5 miyop olan eski sevgilinin, hayatında takmayı denemediği lensleri o gece takmış olmasını dilersin...ve takmıştır da...
seni görür...
sen dudaklarını oynatır, birşeyler söylemek istersin ancak
beyhudedir çabaların...
ard arda kulağına çalınan o "evet" sesi ile tekrar yerine oturursun...
başıma gelmedi ama gelse böyle bir şey olurdu herhalde...
sonuç olarak, acı bir durumdur...
böyle yaz gecesi, kuşadasında ışıl ışıl bir düğün...
rengarenk fenerler, lambalar, dans eden tuvaletli kadınlar ve adamlar...
sonra gelinle damat çıkarlar sahneye...
ne de yakışıklı olmuştur ancak yanındaki kadın dünya güzeli de olsa kazuletin teki gelir sana..
bakarsın yüzüne mutludur, sırıtıp buse konduruyordur karısının yanağına bir tane..
o an ölsün istersin sonra bir bakarsın öyle mutlu ki, tamam dersin...
mutlu olsun, kafi...
tam nikah kıyılacaktır...
sen iyice yakına gelir, gözlerinde donmuş o iki damlayla son ümidinle beklersin...
gözleri, 6,5 miyop olan eski sevgilinin, hayatında takmayı denemediği lensleri o gece takmış olmasını dilersin...ve takmıştır da...
seni görür...
sen dudaklarını oynatır, birşeyler söylemek istersin ancak
beyhudedir çabaların...
ard arda kulağına çalınan o "evet" sesi ile tekrar yerine oturursun...
başıma gelmedi ama gelse böyle bir şey olurdu herhalde...
sonuç olarak, acı bir durumdur...