özellikle yabancı filmlerde dikkatimi çeken (mesaj mı bilmiyorum) klişelerdir. bir kere amerikan sokaklarında yaya kovalamaca varsa mutlaka bir tören var. vay anasına. hopp kalabalığa karış. kiliseye sığın. sonra filmin asıl kahramanının yanında kim hangi göreve giderse ölür. e olm gitme. sonra haç. varya en uyuz olduğum. ölür hediye eder, aşık olur eder, veda eder eder. birde yavşaklar her filmde en az 3 kere bayrak gösteriyorlar.
özellikle amerikan filmlerinde üzerinde "scholl bus" yazan sarı otobüsler değişmez bir film klişesidir.
türk sinema tarihinin en büyük klişesi fakir erkek ya da kız zengin erkek ya da kız dramasıdır.
çatışmalarda ölmemesi gereken insanların sol omuzdan yada sağ koldan vurulmaları,birde hep "önemli bir şey yok,kurşun sıyırmış" diyen bir akil insanımız devamlı mevcuttur.
Film sonunda Opusme muhakkak vardir.
filmin kahramanı veya iyi adamın yardakçıları, düşmanlar tarafından taramalı tüfeklerle taranır ama kimse vurulmaz.fakat iyi adam ve yardakçıları tek kurşunla kötüleri öldürür.bunun tarihe uygulanışını 300 spartalı filminde görürsünüz.ok yağar ama bizim 300 elamana bi bok olmaz.hee persler zaten hep kötü.
amerikan filmlerinde görülen beyaz polise zenci ortak kullanımı. yeteri kadar aldık mesajı sanıyorum.