galip erdem – Muhalif Sözlük
(d.10 Mart 1930, Fındıklı, Rize, Türkiye) - (ö.12 Mart 1997), Türk gazeteci ve köşe yazarı.

Tercüman Gazetesi,Yeni istanbul, Zafer, Sabah, Son havadis, Ortadoğu, töre, bozkurt, hergün, ocak, yeni sözcü, bakış, Orkun, ötüken, türk yurdu, ocak ve devlet gazete ve dergilerinde yazdı.

Milliyetçi yayın yapacak gazete için Avrupa'ya finans arayışına gitmiş, konferanslar vermiştir.

Serbest avukatlığa başlayarak Mamak'ta görülen ünlü MHP ve ülkücü Kuruluşlar Dâvasının avukatlığını üstlendi.

En bilinen eseri ülkücünün çilesi'dir. (1975)
Diğer eserleri:

Sosyalizm ve Milliyetçilik üzerine Mektuplar (1975)
Suçlamalar (1975-1976)
Mektuplar (1984)

Teorileri de bulunmaktadır. Favorim "dönen döner" teorisidir.. (bkz:rte)

---------------ayırıcı---------------
(b: “Ağrı Dağı” teorisi:) Bizler ‘dâvâ’yı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. Yola koyulduk, bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik: ‘Dâvâ’yı dağın eteklerinde unutmuştuk!? Meğer biz dâvâyı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız.
(b: “Dönen Döner” teorisi:) Bir kere dönen, ilerde tekrar dönebilir; döneklere dikkatli davranın.
(b: “Bırak Meçhul Kalsın” teorisi:) Başkalarının sizi sevip sevmediğini ve hakkınızdaki kanaatini ille de öğrenme merakına kapılmayın; belki üzücü bir sonuçla karşılaşırsınız. Bırakın meçhul kalsın, böylesi daha iyidir.
(b: “Kazık” teorisi:) Başkalarının yediği kazık sizi uyarmaya yetmez; ille de bizzat kazık yiyerek ders alırsınız.
(b: “Keman çalma” teorisi:) Kim bilmediği işi yaparsa veya bilmediği konuda konuşursa, hayatında eline hiç almadığı kemanı çalıyor gibidir.
(b: “Metafizik Maceraperest” teorisi:) Hayatın asla bilinemeyecek yönlerini araştıran; ruhlar dünyasına dalan, insanlığın bütün sırlarını çözmeye kalkan tipler metafizik maceraperestlerdir.
(b: “Kompartıman” teorisi:) Bazılarının beyni bölüm bölümdür, kompartımanlara ayrılmıştır. Kompartımanlar arasında bütünlük, geçiş ve iletişim
---------------ayırıcı---------------

Onu(u: ve arvâsi'yi) okumadan ülkücüyüm diye gezinmemek gerektiği bir kez daha düşünülmelidir. (u: ben söylemiş olayım da..)
fedâkârlık, diğergamlık, hesapsız, karşılıksız ve namütenahi sevmek, kendini hiçe saymak, kendinden vazgeçmek, dostunu üzmektense her gün bin kerre yanılmayı tercih etmek, güzel ahlâk, dürüstlük, vefâ, sadâkat, gayret kuşanmak nedir hep kendisnden öğrendiğimiz adam...

(bkz:küçük dev adam)
Soyadıyla müsemma şahsiyet, hayat serencâmından okuduklarımla kendimi hep ülkücü aday adayı olma hâlinde tutmama vesile olan, bir çırpıda “ülkücüyüm” dememenin mahsurlarına ve yeri geldikçe “ben ülkücü değilim, ülkücü aday adayıyım” demenin de bir had bilmek olduğunu hatırlatan pîr.

“müridlerin şeyhlerini ıslah etmeleri için kurdukları bekârlar tekkesinin bir garip Gâlibî şeyhi”, nüktedanlığı, kıvrak zekasıyla arz-ı endam eden abidevî şahsiyet.

Genç bir delikanlıyken Atsız'ın tarihi romanlarının tesiriyle “Kürşad’ın kırk çerisinden birisi” olmak için trenle Van’a gitmiş, oradan ötüken’e yol bulmak için gayret göstermiş, Orta-Asya’ya nasıl gidileceğinin yollarını aramış, sonraları “Pars Ağabeyine ayıp olmasın” diye Almıla’ya gizli gizli sevdâlanan ülkü devi.

“Er kişi darlık zamanda belli olur”sözünü hatırlatan adam; zira dâvâ arkadaşları cezaevindeyken, arkadaşlarının aileleri için yaptıkları devrin şahitlerinin hatıralarıyla sabittir. ( bknz.iskender öksüz )