gelmiş geçmiş en iyi türkçe dizeler – Muhalif Sözlük
ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma..

oysa güneş pek batmadı senin evinde..

söyle;

ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç..?
(gbkz:
edip cansever)
yeni çekilmiş bir dişin

yadırganan boşluğu

dilimin ucunda ismin.

somunu yitik bir vida

düştü düşecek yüreğim.

biran önce gel buraya

karpuz, kavun yiyelim.
(gbkz:
metin altıok)
Sarahaten, acaba, söylesem darilmaz mi?
Darilmak adeti, bilmem ki çapkinin naz mi?
Desem ki: 'Ben, seni...' ,yok, dinlemez ki, hiddet eder!
Niçin? Bu sözde ne var? Sanki hiddet etse ne der?
Desem ki: 'Ben, seni pek...' Ya kizar, konuşmazsa?
Derim: 'Bu çektigim insaf edin, eger azsa...'
Desem ki: 'Ben, seni pek çok...' hayir, kizar bilirim,
Tereddütüm acaba hiddetinden az mi elim?
Desem ki: 'Ben, seni pek çok...' Sakin gücenme emi,
Sakin gücenme, eger anladinsa sevdigimi…

Orhan Seyfi Orhon
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara.
akan yıldıza.
bir kibrit çöpüne varana.
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne.
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
yitirmiş öpücükleri,
payı yok, apansız inen akşamdan,
bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
seni anlatabilsem seni...
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini...

ahmed arif