hadis-i şerif. peygamber efendimiz hz. muhammed(s.a.v)in söylemiş olduğu sözler ve nasihatlerdir.
- 'az sadaka çok belayı önler'.
- 'davete icabet ediniz'. gibi.
bilinenlerin çoğu uydurmadır. uydurmalardan örnekler verilmiş zaten üstte de.(u: bgv)
"türkler size ilişmedikçe sizde onlara ilişmeyin" sözü vardı birde *,övünür dururduk peygamber bizden bahsetmiş diye. resmen muhattap olmayın şu heriflerle demek istemiş işte nesiyle övündük anlamıyorum.
çöl ayazı.. günde 3 öğün, 20 yıl ve netice.
doğum gününe karar verilemeyen adem, "since"si yazılamayan dünya hanesi, isabet ettirilemeyen kıyamet günü, sümerler'den arak tufan hadisesi.. hasılı biri sağlam taşak geçmiş zamanında.
ebu hanife'nin sayısız hadis ayıklaması, bugün günümüzde mevzu hadislerin çok fazla olduğuna konunun içinden net bir delildir. nakil yoluyla ulaştırılacak bir kamil inanç olamayacağı için hadis konusu dinin esasını teşkil etmez. hele konjonktürel olarak türk'e ilişmeyin, arab'ı sevin tarzı olanları ağızlardan düşmüyor ekranlarda. hatta gün gelecek suriye'den özgür suriye ordusu çıkacak onlar allah'ın askerleridir tarzı bir rivayet bekleyebiliriz meşhur ravilerden.
resululluh'ın sözleridir.
lakin genel olarak, mutlak doğruyu göstermez. çünkü resullullah, kendi sözlerinin kayıt altına alınmasını yasaklamış ve kitabullah'ı ön plana çıkarmıştır.
hadisler ise resulullah'ın vefatından sonra kayıt altına alınmaya başlanmıştır.
ayrıca hadisler bir kötü niyet aracıdır. kitabullah'ı değiştiremeyen bozguncular, islamı sulandırmak için hadisleri kullanmış, kendi uydurma hadislerini yaratmıştır. siyasi alandada bu deformasyon sürmüş, tarih boyu devlet yönetenler, muhaliflerini sindirmek ve kendi projelerine taraftar bulmak için uydurma hadisler türetmiştir.
sahih hadisleri bulmak kolay değildir. genelde isimler üzerinden ''bu sahihdir'' görüşü yanlıştır. çünkü buhari'nin rivayetlerinin içinden bile kitabullah'la tezatlık gösteren, salt devletçi hadisler çıkmıştır.
sahih hadisleri anlamanın tek yolu, iyi bir arapça'dır.
çünkü hadisler, kitabullah'la çelişmemelidir. eğer kitabullah'la çelişiyorsa sahih değildir.
resulullah, veda hutbesinde bile doğrudan ayetlerden belli parçaları söylemiş, kendisinden bir tek cümle katmamıştır. peki bu hadislerin, bu denli uçuk-kaçık olmasının sebebi nedir.
tasnifi çoktur ama bağlayıcılığı bakımından 4'e ayrılır: bunlar sahih, hasen, zayıf ve mevzu hadislerdir.
hadis bir ilimdir ve her ilmin usulü ve tarihi gelişimi vardır! nasıl medeni hukukun usulü, ceza hukukunun usulü varsa; hadis usulünde de hadis ilmine ait meseleler, tedbirleri, öğretileri vs.. vardır! hadis ilmine vakıflara muhaddis denir! tabiin ve tebe-i tabiinden selef imamları mufakkih, müfessir olduğu gibi aynı zamanda muhaddistir!
hadisler içerisinde uydurma vardır ama toptan hepsini yok saymak cehalettir! tevatürle derlenmiştir 6 ana hadis kitabı! yani yalan üzere birleşmeleri mümkün olamayan bir topluluğun yalan üzere birleşmeleri mümkün olmayan bir topluluğa aktardığı ve bunun hiç kesintiye uğramadığı hadisler toplanmıştır. inkarı küfre götürür! çünkü kur'an da aynı yoldan yani tevatür ile toplanmıştır!
topluluğun sayı olarak kaç olduğu hususunda 5'ten 1500'e kadar olması gerekliliği tartışılmıştır imamlarca ve muhaddislerce. çünkü söyleyenlerin kim olduğuna göre değişebilmektedir.
kur'an'ın en doğru ve ilk müfessiri peygamber efendimizdir! kur'an varsa o var, o varsa sözleri var! "kıl beşi bitir işi" mantığı ile paraleldir, evet! ama açınca öyle olmadığını bilirsiniz!
cep telefonu ve internetin olmadığı bir çağda farklı yerlerdeki insanların aynı manayı hemen hemen aynı kelimelerle söylemesi karşısında, -ki söyleyenlerin nasıl bir mümin olduğu hususu bile özenle incelenirken- muhaddisler ne yapacaktı?
el cevap: 20-21. yy ukala ve şımarık müselmanları kafasına sahip olacaklardı(!) ama işte... (u: hey allahım ya)
marmara üni. ilahiyat prof.larından ibrahim canan'ın hadis usulü kitabını okuyun da saçmalayanların kafanızda soru işareti çakmasına cevap bulmuş olabilesiniz! böylece bir evham ve artistikle demogoji yapanları ve yapanların etkisinde kalmış cahilleri susturabilirsiniz!
not: ben hadis ilmiyle meşgul olmadım! aynen burdaki saçmalayan arkadaşlarım gibi! ama ibrahim canan hocanın kitabı evimde mevcuttur, zaman zaman açar okurum! ben direk fıkıh eğitimi aldım -(i: siz deyin "kanal"dan, ben diyeyim "merak"tan, hocalar desin "bölüm"den)- ve o alanda kendimi geliştirdim!
not 2: islamoğlu ve avanesi dangalaklarından zehirlenenleri ilminiz yetmiyorsa dinlemeyin! küfrü basın, kaçın! ben ağzınızı bozmanızdan mütevellit günahınızı sahipleniyorum! ahan da kefaleti de aldınız! hadi bakalım!!!