Anti solculuktan kendilerine raund elde etmeye calısan ve bu bahaneyle kendi yaptıkları yolsuzlukların üzerini orten yolsuz cemaatci zihniyetin solcuların bir atağı olarak değerlendirdiği kitap.
işin boku çıkarsa bizim de boka "(b: boktur)" diyeceğimizi gösteren tavrın yazıya dökülmesidir.
60 yıllık solcu hegemonyanın yine aynı üslup ile, yani ahlaki olmayan yollarla bir grubun eline geçtiği çalışmalarının ülkemizde bilinmesine rağmen yazılamamasının son bulduğu kitaptır. illa ki "delil" diyenlere hukuk fakültesinde "yolsuzluğun delili olmaz diyenlere hocamız 5 katlı imar bölgesinin hemen yanıbaşında biten 12-13 katlı sitelerin yolsuzluğun delilidir cevabını vermesi" örneğini gösteren hocalarımızın örneğini vererek soruyorum: hakim-savcı sınavlarında mülakatın etkisinin 'den 'a çıkartılması delil değil midir ? Kadronun yarısı kadar daha kişiyi mülakata çağırırken (örneğin 10 kişilik kadro için mülakata 15 kişi çağrılması.) bunu yönetmelik ile iki katına çıkaran (10 kişilik kadroya 20 kişi çağırmak.) zihniyet kadrolaşmış olmuyor mu ? TRTH Haber genel yayın yönetmeni-müdürü "ahmet böken" eski bir stv çalışanı değil mi vb. soruların daha da artırılarak sorulabileceği buna mukabil karşıtların" ama onlarda..." gibisinden cümleler kurup "ehven-i şer"re sığınıcı yahut "kötü misal emsal teşkil etmez." kaidesine riayet etmeyen savunmalar geliştirdiği hal-i pür melalimizdir. Kitap 12 eylül'den 1 sene evvel yada 1 sene sonra çıksa idi içindekilerin doğruluğunu kabul edecek miydiniz sorusuda son anda aklıma gelen sorudur. cevabı "kem küm"dür.
mesele solun atak yapması değildir...atak yapan yapılanma sola indirgenemeyecek kadar geniş,kapsamlı ve çok cephelidir...
solun ve sağın içerisine yuvalanmış farklı partilerde ve ideolojilerde gözüken ama aynı dili kullanup aynı düşünceyi savunan insanlar var...
bu zümreler aynı statükoyu savunurlar ama kullandıkları argünlar veoynadıkları tribünler başka başkadır.
kah din vardır dillerinde ,kah millet,kah ilericilik ve uygarlık..
işte bu kitap farklıymış gibi görünen ama aslında aynı olan bu zümrelerin ekmeğine yağ sürmüştür.
son cümlede tanım yaparsak...
düne kadar cemaatçi denilen müdürün, sağcı ve solcu kimi partilerde kendine yer bulmuş ulusalcıları sevince gark eden,bariz maddi ve mantık hatalarıyla dolu kitabı.
solun ve sağın içerisine yuvalanmış farklı partilerde ve ideolojilerde gözüken ama aynı dili kullanup aynı düşünceyi savunan insanlar var...
bu zümreler aynı statükoyu savunurlar ama kullandıkları argünlar veoynadıkları tribünler başka başkadır.
kah din vardır dillerinde ,kah millet,kah ilericilik ve uygarlık..
işte bu kitap farklıymış gibi görünen ama aslında aynı olan bu zümrelerin ekmeğine yağ sürmüştür.
son cümlede tanım yaparsak...
düne kadar cemaatçi denilen müdürün, sağcı ve solcu kimi partilerde kendine yer bulmuş ulusalcıları sevince gark eden,bariz maddi ve mantık hatalarıyla dolu kitabı.
bugün hakkında en ilginç yorumu duyduğum kitaptır..
yorum şöyle: kitabı tayyip erdoğan yazdırdı.çünkü sonu cemaatin elinden olacak.önüne geçmek için yazdırdı..(u: dikkate değer buldum)
yorum şöyle: kitabı tayyip erdoğan yazdırdı.çünkü sonu cemaatin elinden olacak.önüne geçmek için yazdırdı..(u: dikkate değer buldum)
Cemaatin içindeyken kral olan
Susurluk'da belge verirken kral olan
milleti cemaat adına dinlerken kral olan
Cemaati suçlayınca açıklarını ortaya çıkarırken tukaka olan Hanifi Avcı'nın yazdığı kitaptır.Herkesin düşündüğü gibi en çok zararı Hanifi Avcı değil,cemaat almıştır.
Kitapta yazılanları cemaatçiler bilmiyor mu?Tabi ki biliyor.Birçok cemaatçinin hala cemaate yakın takılması islam'dan vb. şeylerden dolayı değil,çıkardan dolayıdır.Birçok her gece viski ile zina yapan cemaatçi tanıyorum.Cemaatin gücü bitince hiçkimse cemaatçiyim demeyecektir ve bu durumda yakındır.
Kitabın ana fikrindeki gibi cemaat içersinde bulunduğu haliçden dolayı kendi pis kokularını görememekte herşeyi kendisi için mübah saymaktadır.
Susurluk'da belge verirken kral olan
milleti cemaat adına dinlerken kral olan
Cemaati suçlayınca açıklarını ortaya çıkarırken tukaka olan Hanifi Avcı'nın yazdığı kitaptır.Herkesin düşündüğü gibi en çok zararı Hanifi Avcı değil,cemaat almıştır.
Kitapta yazılanları cemaatçiler bilmiyor mu?Tabi ki biliyor.Birçok cemaatçinin hala cemaate yakın takılması islam'dan vb. şeylerden dolayı değil,çıkardan dolayıdır.Birçok her gece viski ile zina yapan cemaatçi tanıyorum.Cemaatin gücü bitince hiçkimse cemaatçiyim demeyecektir ve bu durumda yakındır.
Kitabın ana fikrindeki gibi cemaat içersinde bulunduğu haliçden dolayı kendi pis kokularını görememekte herşeyi kendisi için mübah saymaktadır.