bende ''yazamamak'' şeklinde olan durumdur.
zira yazarımız öyle bir konuyu açıklıyor ki, bilginin ışığı gözlerimi kamaştırıyor ve altına yazacağım her yorum, bu ışığın altında eriyeceği için yazamıyorum.
yazarımız aniden güneş gibi doğuyor ve entellektüel seviyesiyle konuyu ''en ufak açık'' bile bırakmayacak şekilde özetliyor.
hani ufak bir açık bıraksa, o açığı kapatmak için yazacağım ama yok efendim. hiç açık yok. etraflıca ele alınıp özetlenmiş bir durum tespiti veyahut yoruma ne yazabilirim.
yazmaya kalksam, gül bahçesinin içindeki ucube çeşme gibi olurum. avrupa bahçelerinde olur genelde. çok güzel bir bahçe vardır ama ortasında korkunç bir heykele sahip çeşme bulunur. gargoyles mi ne diyorlar o heykellere. işte bende aynı o gargoyles gibi olurum.
kim bu yazarlar diye sorulacak olursa cevabım;
(bkz:galiyev)
(bkz:vol1)
(bkz:efenim)
kolaysa yaz altlarına.
allah'tan insaf ediyorlarda, bazen ufak açıklar bırakıyorlar. bu sayede bende 1-2 şey karalıyabiliyorum. eğer onuda yapmasalardı duran adam olacaktım. öylece duracaktım.
zira yazarımız öyle bir konuyu açıklıyor ki, bilginin ışığı gözlerimi kamaştırıyor ve altına yazacağım her yorum, bu ışığın altında eriyeceği için yazamıyorum.
yazarımız aniden güneş gibi doğuyor ve entellektüel seviyesiyle konuyu ''en ufak açık'' bile bırakmayacak şekilde özetliyor.
hani ufak bir açık bıraksa, o açığı kapatmak için yazacağım ama yok efendim. hiç açık yok. etraflıca ele alınıp özetlenmiş bir durum tespiti veyahut yoruma ne yazabilirim.
yazmaya kalksam, gül bahçesinin içindeki ucube çeşme gibi olurum. avrupa bahçelerinde olur genelde. çok güzel bir bahçe vardır ama ortasında korkunç bir heykele sahip çeşme bulunur. gargoyles mi ne diyorlar o heykellere. işte bende aynı o gargoyles gibi olurum.
kim bu yazarlar diye sorulacak olursa cevabım;
(bkz:galiyev)
(bkz:vol1)
(bkz:efenim)
kolaysa yaz altlarına.
allah'tan insaf ediyorlarda, bazen ufak açıklar bırakıyorlar. bu sayede bende 1-2 şey karalıyabiliyorum. eğer onuda yapmasalardı duran adam olacaktım. öylece duracaktım.