isyan ahlakı – Muhalif Sözlük
iradenin eseri olan her hareket mükemmele, daha mükemmele bir
özlemdir.

Sorumluluk, düşünme faaliyetini doğurur ve insan düşündükçe
yapacağı hareket karşısında kendini daha sorumlu hisseder.

Allah fikri, fikirlerin fikridir. Bizi sadece o hür kılabilir
ve kurtuluşa götürür.

Hareket etmek hür olmak demektir. Hareket etmeyi istemek,
tabiatta bir şeyi değiştirebileceğine kani olmak, varlığın
kendiliğinden oluşuna karşı direnmek demektir.

Hürriyetimizin farkına vardığımız nadir anlaqr vardır.
Benliğimizi nadiren kavradığımız içindir ki nadiren hür oluruz.

Niyet, ancak harekete geçtiği nispettesamimi ve tamdır.

Hür olmak, eşyayı değiştirmek ve kendi eliyle kendini
değiştirmektir.

Esaret, iradenin özel birnesneye bağlanması anlamına
gelmektedir.

Ferdin hürriyeti gayedir ne varki "ona sahip çıkanlar, sosyal
yükümlülüklerini yerine getirdikleri takdirde ancak hürriyet hak
edilir"

Toplum, ferdi kendi dayanışma sistemine sokmak için iki kere
tehdit eder. önce, toplum kendi dışına çıkmak isteyen ferde karşı
silahlanmış durumdadır. Bununla, bazılarını davranışlarıyla sadece
başkalarına kötü örnek olup toplumun zayıflamasına yol açacakları
gerekçesiyle mahkum eder. ikinci olarak, başka insanlar üzerinde
sebestçe hareket etmek istediği zamanda kendi hürriyetini tehdit
altında bulur; çünkü böylece, ferdin hürriyeti genişlemekte ve
zorunlu olarak kendi ferdiyetinin sınırlarını aşmaktadır.

Dayanışmanın iki önemli sonucu vardır. O, bir taraftan bir
taraftan ferdin hürriyetine tecavüz eder, diğer yandan da asalak
yaşamaya zemin hazırlar. Bir yandan tehdit altında bulunan irade
despotlar emrindeki güçlü iradenin hizmetine girmek için kendi
kendisini yok eder ve müşterek çabaya kendi elleriyle katkıda
bulunmaksızın hayatını devam ettirmek için daha önce açılmış yola
girer. Bu, insanın insan tarafından sömürülmesidir.

Ferdi iradeleri birleştirmekle ve harekete geçirmekle yükümlü
olan güç, devletin yapısını oluşturur.

Devlet tarafından temsil edilen genel irade, ferdi iradelerin
devlet eline terkedilmesi anlamına gelir. Zorba haline gelen devlet,
bu iradeler topluluğunu kendisine muhalif olan fert veya fertlerin
karşısına diker.

Devlet kurumlarında verilen eğitim ve hatta ailevi eğitim
ferde başkaları gibi hareket ve düşünme alışkanlığı kazandırır. Bu
eğitimin gayesi, mümkün olduğu ölçüde ferdin şahsiyetini ortadan
kaldırmaktır.

Biz hem uysallığa, hemde anarşizme karşıyız. Her türlü sosyolojizme, yani toplum gerçeğinin herşey olduğu anlayışına karşı
olduğumuz kadar, bencil ve katı ferdiyetçiliğinde karşısındayız.
Ferdin, sadece bütün iradeleri aynı şekilde belirleyen bir irade
karşısındaki uysallığını kabul ediyoruz.

Bize göre selamet, tarih ve insanlıkla birlikte, tarihin ve
insanlığın varoluş sebepleri içinde bulacakları bir Mutlak'a
bağlanmaktan ibarettir. Aklı başında bir insanlık kendini asla gayesi
ve gerçekleştireceği mukadderatı olmayan bir varlık olarak
düşünemiyecektir. Kendi gayesini bilecek noktaya erişemese bile o,
sanki bu gayeye arka arkaya gelen nesillerin sonsuzluğunda
ulaşılacakmış gibi hareket edecektir.

Ferdin boyun eğmek zorunda kaldığı bir baskı unsuru olarak
toplum, zorbalık ve zulme kanat germekte bu şekilde esirliği ve
esaret derecesindeki uysallığı yaratmaktadır. O, böylelikle ferdin
iradi güçlerini öldürmektedir. Oysa toplum tam aksine, ferdi
hareketin özlem duyduğu, atıldığı bir ideal, yani merhametin ve
isyanın eseri olan bir ideal olmalıdır. insanlıkta inançların tesirli
bir şekilde yayılması gerçekten toplumun ve medeniyetin
yaratıcısıdır. işte bu yayılmadır ki, her birimizi gücümüz nispetinde
birer asi, yani birer ahlaki varlık haline getirir.
"Köle olarak yaşamaktansa, hürriyet için can vermeyi kan dökmeyi göze alamayan fertler ve milletler hiç bir zaman hiç bir devirde insanca yaşamaya layık olamazlar. insanca meziyetlerle uşaklık asla bağdaşamaz. Esaret ve istibdat zinciri ne kadar süslü olursa olsun, madeni ister altın ister platinden bulunsun yine zincirdir. Böyle bir zincire vurulmak istenen insanların göstereceği en asil duygu ve hareket isyan ve baş kaldırmaktır." diye özetlemiştir rahmetli başbuğ 1960'da.