kadınlar kendisini güldüren erkeğe "ayy ne şeker çocuk" der ve geçerler aslında.. bazısı sevdiğini zanneder; ama aslında sadece sempatiktir ve sevecendir. aşık olduğunu sanan kadınlar çoğu pişman olup dönerler.
ama kendilerini ağlatan erkeklere ise nedensebep aşık olurlar. evet, aşık oluyorlar.
çünkü aslında gülmek-ağlamak arasındaki en büyük fark duygusallık. gülmekte duygusallık, hassaslık yok ve zaten güldüren de çok.
ama ağlamakta duygusal bir bağlantı söz konusu.
işte aslında her kadın biraz mazoşisttir diyebiliriz. hatta öyle ki, kendisini ağlatan erkeğin, -ki çoğu zaman ya kıskançlıktan ya da tutkudan kopan yanlış bir söz ile kırmıştır kızı- onu düşündüğü için, ona değer verdiği, onu önemsediği vs. vs. için böyle yaptığını ve ağlattığını düşünmeye kadar gider.
velhasıl, erkeklere buradan sesleniyorum. kadınları ilk başlarda ağlatın ve kendinize bağlayın. sonrası zaten öyle veya böyle gelir... ama sadece ilk başta ağlatma şansınız var, sonrasında üzme kategorisine giriyor malesef (u: geç kalırsanız tutmaz) (u: sonra dayağı, küfürü yersiniz ona göre) (u: hehehe)
ama kendilerini ağlatan erkeklere ise nedensebep aşık olurlar. evet, aşık oluyorlar.
çünkü aslında gülmek-ağlamak arasındaki en büyük fark duygusallık. gülmekte duygusallık, hassaslık yok ve zaten güldüren de çok.
ama ağlamakta duygusal bir bağlantı söz konusu.
işte aslında her kadın biraz mazoşisttir diyebiliriz. hatta öyle ki, kendisini ağlatan erkeğin, -ki çoğu zaman ya kıskançlıktan ya da tutkudan kopan yanlış bir söz ile kırmıştır kızı- onu düşündüğü için, ona değer verdiği, onu önemsediği vs. vs. için böyle yaptığını ve ağlattığını düşünmeye kadar gider.
velhasıl, erkeklere buradan sesleniyorum. kadınları ilk başlarda ağlatın ve kendinize bağlayın. sonrası zaten öyle veya böyle gelir... ama sadece ilk başta ağlatma şansınız var, sonrasında üzme kategorisine giriyor malesef (u: geç kalırsanız tutmaz) (u: sonra dayağı, küfürü yersiniz ona göre) (u: hehehe)