kürt kokusu – Muhalif Sözlük
(i: çok sevdiğim ve hemen hemen her görüşlerini paylaştığım, yanlarında olduğum türkçü yazar gardaşlarıma ithaf olunur:)

kokanlarına dayanarak genelleme yapmak haksızlık olur kanaatindeyim. aşağılamanın da bir raconu var diye düşünmekteyim. aynı şekilde teke yöresinde davar güden türkmenler de kokmakta, tebriz şehir merkezi dışındaki iran türkleri de kokmakta..

ya, bizim köylüler bile koyun keçi kokuyor ya.. (b: türk kokusu) denir mi buna?

yani onların (b: roman)lar (u: çingeneler) gibi kendilerine has bir kokuları olsa, şöyle ün yapmış bir hissiyat uyandırsa objektif olarak "peki" diyeceğim de, bu başlık tam gitmemiş. (ekşici piçler bu yeni nesil yazarlarının saçmasalak başlıklarından dolayı gün geçtikçe sözlüklerinin kalitesini düşürüyorlar.)

kürt'ün kokusu diye adlandırılan o koku çoban kokusudur, ahır kokusudur, tarla tabakta sapan atan rençber kokusudur. yıkanmaya mecal kalmaz, su bulmak zordur ya da o koku artık kıyafetlerden çıkmaz.

dedem rençber, büyükbabam da hamal ve onlar da kokar terden. ben helalinden kazanıp kimseye muhtaç olmayan 80lik hamal dedemin o kokusundan utanmayı asıl "terbiyesizlik" sayarım. topluma ana-baba, nene-dede'si ile çıkmaya korkan ve çekinen haramzade dangalakların büyüklerine karşı bu tarz zulmüne şahid olsam sokakta sözle sataşıp ağız burun kırarım, mua bile gorum! (u: yeğenimi sırf bu yüzden arkadaşlarının içinde çok kötü pataklamışımdır)

hamallıkla 9 çocuk yetiştirmiş kokulu ve üstü başı kir bir atanın torunu olmaktan gurur duyuyorum. türkmenbeyi, reis, başkan, savcı bey hikaye.. ben; okuma yazma bilmeyen ter kokan ciğerleri çürük karaoğlan(u: bülent ecevit)cı (b: hamal osman)'ın ve eski ittihatçılardan ormancı hasan oğlu hasan ağa'nın kızı olan, hamal eşi "(i: gıymatlum,kıyamaduuum)"un -ki astımlı nefese sahip olup okul görmemiş ama koyu atatürkçü ve halen chp'li olar- torunu emir mirza kurt! künyem budur... evet, mahalle baskısı etkisiyle o kokularından dolayı onlardan küçükken kaçardım, aklımın erdiği lise çağımdan beri ise doya doya onlara sarılmak için yanlarına gidip görmeden edemiyorum.. onları 2 ay görmeyince aşırı bir hüzün çöküyor kalbime, kendime gelemiyorum.

yani kandaşlarım, yoldaşlarım;

ekrat'ın adab-ı muaşerette eksikliklerine, asiliklerine, cahilliklerine, kolay kandırılacak kadar saflıklarına ve gereksiz-gıcık inatlarına laf söyleseniz; şimdiye kadar olan ömrümün yarısını onların içinde tüketmiş biri olarak "doğrudur" derim ama bu kadar da değil hacı.. bi kendi tarafımıza, tayfamıza yani kendimize de bakalım!

(bkz:işte buna demogoji denir)
bizzat komşularımda, mecburiyetten aynı ortamda bulunmak zorunda kaldığım kürtlerde hissettiğim burun direği kırar kokudur. insan koşuşturur, çalışır, terler ve kokar. kucağına kuzu alır, buzağının başını okşar, elini yalatır, kokar. kürtlerdeki koku için bunlara gerek yok. kokulu doğuyor adamlar. içlerinin pisliğinin dışa vurması olarak görüyorum bunu.
gerçekten varolan bir koku olan ve uzmanları tarafından yanık yağ kokusuna benzetilen koku.

1.örnek:
yer: x üniversitesi kantini
tarih: mazi

özdemir: gardaş kürt kokusu alıyorum
krbdnl : yok aga tost makinesinden geliyor o koku.
özdemir : sorsana şu arkama oturan nereli
krbdnl : birader bakarmısın?
arkada oturan : ????!
krbdnl : kırmanci zane?
arkada oturan : zanım..
krbdnl : tamam dön önüne!!!
özdemir : ben anlarım aga
krbdnl : tebrik ediyorum aga.

2.örnek
yer: memleket
tarih : maziye göre yıllar sonra

krbdnl : ulan kürt kokusu alıyorum ha..
genç ülkücü : yağ kokusu abi o,havalandırma kapalı galiba.
krbdnl : hemşerim memleket nere?
x : mardin.
krbdnl : kırmanci zane?
x : zanım...
genç ülkücü : iştahım kaçtı.
krbdnl : kalk gidelim a.k.
başlığa bak!!! zaten dillere destan bir kokuları var! ne diye insanın aklına getirip midemizi ayağa kaldırıyorsunuz???
çalışmak ve tezek kokmak gibi insani yakarışların dışında kalan k.rtler'in genetik kokusu. hava sahasına girdiklerinde atmosferin azot, oksijen, karbondioksit dengesini altüst ettikleri açıkça gözlemlenebilmektedir. bundan önceki son 3 dünya kadınlar gününü kadıköy rıhtımında idrak etmiş biri.
yavaş, yavaş var olduğuna inandığım kokudur.

bulunduğum iş yerinde, sabahtan akşama kadar ayakta çalışan ''muhacir erkek'' kokmuyorda, sabahtan akşama kadar masa başında oturan ''kürt kadın'' nasıl kokuyor anlamış değilim.

tabi bu arada, doğma/büyüme izmir'li olan muhacir'in ilkokul mezunu, doğma/büyüme tunceli'li olan kürtün üniversite mezunu olması ise apayrı bir konudur.
izmir'li oğlunu okutmuyor, tunceli'nin kürtü kızını okutuyor arkadaş. ne biçim bir iştir bu.
Benim gibi kürt köyünde oturan türk ahalinin sabahları minibüste çekmek zorunda olduğu kokudur.
üstüme sıktığım en keskin kokulu (u: nşa'da 1 hafta kokan) erkek parfümünün minibüsten indikten sonra kokusunu yitirmesine sebep olan kokudur. üstüne üstlük bir süre sonra sizin de elbiselerinize siner.