macbeth shakespare – Muhalif Sözlük
Macbeth / SHAKESPARE

Macbeth, Kral Duncan’ı öldürüp tahta geçmeden önce dehşet içindedir. Karısı Lady Macbeth’in de kışkırtmasıyla, bu kanlı işe girişmiştir ama, cinayeti işlemeye giderken kâbus görüyor gibidir... Macbeth, kanlı muradına ererek tahta geçer. Ne var ki o saltanat, ülkeye mutsuzluk ve savaş getirir. Sonunda Macbeth de karısı da can verirler. ihanete sürükleyen ihtiras, can pazarı yaratmıştır...

Macbeth:
“Bir hançer mi gördüğüm?
Sapı elimden yana çevrik...
Gel, sarsın elim seni.
Yoksun elimde; ama görüyorum seni.
Uğursuz görüntü, göze var ele yok musun sen?
Kafamdaki bir hançer misin yoksa?
Ateşli beynim mi yarattı seni?
Görüyorum işte yine; tutulacak gibisin,
şu kınından çıkardığım hançer gibi.
Gideceğim yeri gösteriyorsun bana
Ve kullanacağım silahın ta kendisini.
Ya gözlerim öbür duyularımla oynuyor,
Ya öbür duyularım gözlerimle.
Yine görüyorum işte seni:
Ağzında ve sapında kan var; demin yoktu
Yok, hançer falan yok.
Benim kaanlı tasarım bu gözlerimin gördüğü.
şimdi dünyanın yarısında tabiat ölü gibi;
Perdelere bürülü uykuyu kötü rüyalar sarmış.
Cadılar başlamıştır şimdi büyülerine,
Ve cinayet, ibkelet suratlı cinayet,
Bekçisi ve habercisi kurdun ulumaları,
ilerliyor hedefine doğru, bir hortlak gibi.
Sen ey sağlam, katı toprak,
Duyma ayak seslerimi.Bilme gittiğim yeri;
Yoksa korkarım, kaşların bile keser yolumu;
Bozarlar bu işime gelen korkunç sessizliği.
Duncan daha sağ, sen lafla asıp kesmedesin,
Kelimeler ateşine u serper eylemin.
Gidiyorum bitti bu iş... haydi diyor çanın sesi.
Sen işitme Duncan: çünkü bu çan sesiyle
Ya cennete gidecesin, ya cehenneme!”