mehmed emin yurdakul – Muhalif Sözlük
Milli edebiyat döneminin önde gelen simalarından olan mehmed Emin beğ, Türk milli kimliğinin "aman farklılılar gücenmesin" denilerek yok sayıldığı bir dönemde Türk insanına "Ben bir Türküm dinim cinsim uludur sinem özüm ateş ile doludur insan olan vatanının kuludur Türk evladı evde durmaz giderim!" dizeleriyle seslenmiş bir yiğittir. Onun bu hareketi aslında millet üstü kimliklerin dağılması sürecinde milliyetini farketmekte sona kalan Türklerin geç de olsa birşeyleri farketmeye başlayacağını müjdelemiştir.

Babası balıkçı salih reis, annesi ve eşi de birer türk köylüsü olup tümüyle halkın içinden gelmiş bir sanatçı olarak gerek biçimce gerek muhteva olarak halk temelli olmuştur. Bir yazısında gözlerini açtığında gördüğü balıkçı kulubesinin isli tavanından, ninesinin ninnilerinden söz eder. Bunlar onun şahsiyetini hazırlayan amilleri göstermek bakımından manidardır.

O, istanbul Türkçesinin sade halini kullanmış ve Türkçe şiirler kitabını gönderdiği ismail Gaspıralı hazretlerinden şöyle bir mektup almıştır: "Emin Beğ, şiirleriniz yalnızca istanbul, Edirne, bursa'daki değil, Kazan, tahran kaşgar'daki Türkler tarafından da okunup anlaşılacak bir dille kaleme alınmıştır ki buna Fuzuli ve baki bile nail olamamışlardır."

Kesildi mi Ellerin şiirinde para için annesine kasteden oğul üzerinden maddi menfaatleri uğruna Türklere kasteden imparatorluk milletlerini anlatır.

Ona göre şiir sanat, süs için değil halkın sesi olmak içidir. şöyle der. "Bırak beni haykırayım susarsam sen matem et/ unutma ki şairleri haykırmayan bir millet/ sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir."
Yeri uçmak olsun.