metin oktay – Muhalif Sözlük
keşke fenerbahçe forması giymiş olsaydı dedirten türk futbolunun en büyük efsanelerinden. tüm kulüp taraftarlarının hayranlık duyduğu büyük insan, büyük futbolcu, kral! jübile maçını fenerbahçe ile yapmak isteyen metin oktay, fenerbahçe yöneticisi eşref aydın'ın fenerbahçe formasını on dakikada olsa giymesi şartına "şeref duyarım" cevabını vermiş ve 23 ağustos 1969 tarihindeki jübilesinde on dakika fenerbahçe forması giymiştir.http://tinyurl.com/qbfrx8f
metin oktay'ın sahalarda futbol oynadığı dönemleri yaşamış olan halamın büyük oğlu menderes ağabeyimden dinlemiştim en çok onu.. bıkmadan usanmadan anlatırdı taçsız kralı. bel kıran çalımlarını, kalecilerin bile göremediği sert şutlarını, kafasını ayağı gibi kullanmasını ve en çokta galatasaray aşkını.. metin oktay ile ilgili hatıraları dinledikçe galatasaray sevgim artmış galatasaray sevgim çoğaldıkça metin oktay gözümde daha da büyümüştü. türkiye'de birçok futbolcu şöhret oldu: lefter, can bartu, baba hakkı, şeref görkey, turgay şeren, cemil turan, ulvi ziya yenal .... ama hiçbirisi metin oktay kadar sevilmedi ve hiçbirisi kalplerde bu kadar yaşamadı. onu galatasaray taraftarının kalbinde bu denli aşkla yaşatan şey; galatasaray sevgisi ve fedâkârlığıdır. yeni nesillere galatasaray'ı anlatırken gene hep seni anlatacağız, çünkü galatasaray sensiz anlatılmaz, eksik kalır. ruhun şâd mekânın, cennet olsun taçsız kral.. seni asla unutmayacağız..

"Galatasaraylılık bir din gibi bir mezhep gibi yerleşmiş köklü bir inançtır. Bunun için Galatasaray'ı tercih eder, Galatasaraylılığımla övünürüm."
seni sevenleri üzüyorlar burda güzel insan...

gurur duyduğumdur, iyi ki galatasaraylıymış dediğimdir. oğluma ismini vereceğim büyük insandır.
mekanı cennet olsun.
adı geçtiğinde hüzünlendiren, en çok gururlandıran galatasaray ve türk futbolunun efsanesi, taçsız kral.

mikrofonlarımız amigo faruk'ta: bir gün bandırma'ya türkiye kupası maçı oynamaya gittik. takımla birlikte aynı vapurda 5 arkadaş gittik. bizde sadece kağıt 2.5 lira var. en büyük servetimiz o olduğu için vapura kaçak bindik. bandırma'dan indik ve futbolcularla bize de yemek ikram ettiler. o sırada metin ağabey'in yanına birisi geldi. cebinden bir kağıt çıkardı ve imza istedi. metin ağabey çok üzüldü ve bozuldu ''bu ne demek?'' dedi. biz de yanına gittik ''ne oluyor?'' dedik. adamcağız galatasaraylıymış ve metin ağabey'i çok seviyormuş. bir çocuğu olmuş ve allah ömür vermemiş çocuga, vefat etmiş. kağıtta şu yazıyormuş; ''metin'im öldü, kral'ım çok yaşasın.'' o kağıdı imzalatıp oğlunun kabrine gömecekmiş. öyle deyince metin ağabey çok duygulandı. hemen taksiler çağırdı, bandırma mezarlığına gittik. mezar yapılmamıştı, bir toprak yığınıydı. metin ağabey hemen adamlar çağırdı, ''bu mezar yapılacak'' dedi. sonra otele geldik, metin ağabey bütün takımı topladı ''bütün takım cebindeki parayı çıkarsın'' dedi. bütün takım cebindeki parayı verdi. biz de dört beş metre ilerde duruyorduk. metin ağabey sonra bize döndü ''siz de paranızı verin'' dedi. biz de tek sermayemiz olan 2.5 lirayı verdik. o parayla çocuğun mezarı yapıldı... aradan bir hafta falan geçti, ali sami yen'de idmandan çıkıyordu. bana çıkarıp yüz elli lira verdi. ''hayrola kral ne yapacağız bu parayı'' dedim. ''aldım ya bandırma'da senden para'' diyerek karşılık verdi. dedim ki ''sen bizden 2.5 lira almıştın.'' ama ''ben bunu galatasaray kaptanı olarak veriyorum, aranızda bölüşün'' dedi ve parayı verdi.

---------------alıntı---------------
bir yanlışlık sonucu askerliğini sekiz gün eksik yaptığı için, 45 gün cezaevinde kalan metin oktay'ın, maphustan çıktığı günün ertesinde, sadece taraftar onu sarı kırmızı formayla bir kez daha görsün diye, yorgun argın sahaya çıkıp, iki gol attıktan sonra, soyunma odasına kusa kusa ama, seyircilerine kavuştuğu için de hıçkıra hıçkıra ağlayarak gittiği akıldan çıkabilir mi?
---------------alıntı---------------

ayrıca, (bkz:bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba)