çok özlediğimiz, bir daha göremeyecek oluşumuza isyan ettiğimiz babamız.(u: :( )
---------------alıntı---------------
şu sıralar herkes müslüm gürsesten bahsediyor, beni severdi diyerek kendine bir pay çıkarmaya çalışıyor. ama kimse şarkı söyleme tekniğinin diğerlerinden farkına değinmiyor. bu boşluğu ben doldurayım biraz:
1- küçük dilini hep gergin tutardı, çoğunlukla öne iter, sonra nefes alırdı. ve sesi ağzının içinde şekillendirirdi.
2- çoğunlukla basacağı ilk sese bir oktav alttan dalar ve davudi bir tını çıkarırdı.
3- her zaman uzun eslerle başlayıp sonraki kelimeleri ölçüye uydurmaya çalışmaz, paniklemez, düzenli bir şekilde sarkıtırdı
4- diyaframdan okumazdı. bazen boğaza yüklenir, bazen burnuna doldurup oradan şekil verir, bazen fısıldar, bazen inlerdi. sadece patlama noktalarında diyafram kullanırdı.
5- müziğin bütün dinamiklerini sever ve her yorumunda bu dinamik zenginlikleri kullanırdı.
6- müzisyene çok saygı duyar, orkestra ve kendisini mikrofona olan uzaklığıyla çok iyi karıştırırdı.
7- detone, surtone vesaire asla olmazdı.
8- okuduğu eseri nağme bombardımanına tutmazdı.
9- arap, hint saplantısı yoktu.
10- önce sesi iyi tutup sonra o sesi kıvırıp, oynatıp, titretirdi.
11- türkçesi ne şehirli ne de köylüydü.
12- sahneye bağlama ve darbuka çıksa bile tesisattan çıkan toplam sesin asaleti örnek alınacak cinstendi.
13- ritmi çok sarkıtıyormuş gibi bir his verir; ama aslında makama ve usule hapsederdi kendisini.
---------------alıntı---------------
http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-35049-.html
---------------alıntı---------------
şu sıralar herkes müslüm gürsesten bahsediyor, beni severdi diyerek kendine bir pay çıkarmaya çalışıyor. ama kimse şarkı söyleme tekniğinin diğerlerinden farkına değinmiyor. bu boşluğu ben doldurayım biraz:
1- küçük dilini hep gergin tutardı, çoğunlukla öne iter, sonra nefes alırdı. ve sesi ağzının içinde şekillendirirdi.
2- çoğunlukla basacağı ilk sese bir oktav alttan dalar ve davudi bir tını çıkarırdı.
3- her zaman uzun eslerle başlayıp sonraki kelimeleri ölçüye uydurmaya çalışmaz, paniklemez, düzenli bir şekilde sarkıtırdı
4- diyaframdan okumazdı. bazen boğaza yüklenir, bazen burnuna doldurup oradan şekil verir, bazen fısıldar, bazen inlerdi. sadece patlama noktalarında diyafram kullanırdı.
5- müziğin bütün dinamiklerini sever ve her yorumunda bu dinamik zenginlikleri kullanırdı.
6- müzisyene çok saygı duyar, orkestra ve kendisini mikrofona olan uzaklığıyla çok iyi karıştırırdı.
7- detone, surtone vesaire asla olmazdı.
8- okuduğu eseri nağme bombardımanına tutmazdı.
9- arap, hint saplantısı yoktu.
10- önce sesi iyi tutup sonra o sesi kıvırıp, oynatıp, titretirdi.
11- türkçesi ne şehirli ne de köylüydü.
12- sahneye bağlama ve darbuka çıksa bile tesisattan çıkan toplam sesin asaleti örnek alınacak cinstendi.
13- ritmi çok sarkıtıyormuş gibi bir his verir; ama aslında makama ve usule hapsederdi kendisini.
---------------alıntı---------------
http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-35049-.html