öğretmen öğrenci diyalogları – Muhalif Sözlük
sınıftaki arkadaşlar lisede benim bevliye ameliyatında terimi duymamdan sonra g3 kelimesini tıp literatüründeki anlamıyla kullanmaya başlamışlardı. örnekler; (i: g3 geçme lan), (i: gaggom senin ben g3lerin gezdirem) gibi..

birgün matematik hocası bizi 2 dersi blok olduğu için ders sonuna doğru serbest bırakmıştı. bir ara sınıfta uğuıltu azaldı sessizlik çöktü. eşitağırlıkçı bizler genelde uyurduk ya da arkada g3 muhabbeti yapardık. o gün uyku çökmüş gibiydi.

benim de aklıma ibnelik gelmiş olacak, önümdeki (u: mozarella) subay kızına sesligene şöyle sordum:

-hicran sen hiç g3 gördün mü?
+(u: masumgene) hayır görmedim. (u: şaşkın iri gözler ile bakıyordu) (u: bu arada gözleri güzeldi allah var) (u: çapkın asb) (u: evet)

sınıf birden irkildi,canlandı anlayanlar genelde erkekler olduğundan bir kahkaha tufanı koptu. hoca masadan kalktı..

- emir mirza kurt??? ya bag ha (u: elazığ şivesi) (u: kızıyor ama sakin bir ses tonuyla)
+ ya hocam bırakın ya. hicran asker kızı bi de, hayatında hiç g3 görmemiş..

bizimkiler gene abazanca kalın sesleriyle gülmeye başladılar. hoca 3-5 saniye gözlerini kırpıştırarak baktı ve dedi ki:

- lan oğlum, o uçaksavar bile görmüştür! (u: ne?) (u: ha? ) (u: gözleri fal taşı gibi açılan sımayli ) (u: sonra) (u: puhahaha)

artık anladı da mı söyledi ve geyiğe vurdu yoksa gerçekten saflığına mı geldi ..ama biz yerlerdeydik o zaman. o andan itibaren teemeeciler ilgili o uzva (b: uçaksavar) demişlerdir.

(u: elazığ anadolu lisesi)
üniversitenin 2.sınıfında, okula gidilmeyen bir gün, bir arkadaşın gıyabımızda imza atması ve bunun ayyuka çıkması üzerine, bölüm başkanının '(b: reis mi bu çocuk, niye hepiniz imza atıyorsunuz buna, disipline vereceğim artık)'(u: aynı hocaya denk gelen 3. olaydır bu) böğürmeleri yapmasının ardından apar topar okula gidilerek '(b: hocam benden habersiz yapmış arkadaş, kusura bakmayın)' tarzındaki yumuşatıcı ifadelerle kıvırılan hadisedir.

aynı hoca ile bir başka hoş diyalog da yaşanmıştır. merhum başkanın cenaze sürecine denk gelen vize sınavlarına girilmez ve kurul raporu alınır. ertelenmiş sınavlara girileceği bir gün, yine bölüm başkanının verdiği ingiliz edebiyatı sınavını almak için okula gidildiğinde hoca asık suratıyla öğrencisini şöyle karşılar :
'(b: ne geldin buraya?)'
'ne mi geldim, sınava geldim hocam'
'(b: evladım derse gelmiyorsun sınava mı geliyorsun?)'
'hocam devamsızlık hakkım var onu kullandım, dolmuş mu, dolmamış olmalı?'
'(b: eallah eallah, çok vukuatın var senin bir değil iki değil, yine de yapacağım seni sınav, gel bakalım..)'

denir ve ardından queen elizabeth'in akla hayâle gelmeyecek absürd özel yaşamıyla alakalı sorular sorulur,öğrencinin başında dikilinir, amaç (b: intikamdır). sonuç da dersten kalmaktır.
Lisede,edebiyat sınavından bir hafta sonra,

sınıftaki arkadaşlar:Hocam sınav sonuçlarını okudunuz mu?

hoca erkektir ve yeni saç traşı olmuştur,

hoca:hayır çocuklar vaktim olmadı

fikret adında bir arkadaşta en arkada sırada oturmaktadır,has tekirdağlıdır,çakırkeyftir,bacak bacak üstüne atmış bir vaziyette,hocanın cevabı üzerine kendini tutamayarak

fikret:Traş olmağa vakit buluyon ama!!!

Bütün sınıf yıkılıyor gülmekten,hoca kıpkırmızı...
dersten çok sıkılan öğrenciler sınıfın en saf kızını seçerler kurban olarak.. "hadi söyle hocaya" diye baskı kurarlar..

Kız da dayanamaz daha fazla:

- "Hojaaaaam! Bir ara versek artık ya... çok sıkıldık"

Hoca gözlüğünü çıkarır, istifini bozmadan tahtaya dönük olan yüzünü öğrenciye doğru çevirir ve lafı koyar:

- "Ben sana bir ara vericem, görecen!!!"
lise de hocanın ogrenciden kitap istemesiyle gelişen diyalogtur. şöyle ki:

bayan arkadaş öğrencinin ö'yü, bay öğretmenimiz de hocanın he'yi ve biz.

h: evladım getir bakim kitabı
ö: alın hocam
h: öyle kitap mı verilir terbiyesiz!
ö: hocam size verende kabahat!!
biz: hönk!!! (u: yarılan sımayli)
bu da bir diyalogtur efendim. öğrenci ve öğretmen arasında geçer. bu başlığın sözlüğe girmesinin nedeni matrak konuşmaların geçtiği örneklendirmeye yapacak olmamızdır.

örnek:

(u: yaşanmıştır) (u: episode 1) (u: part1)

elazığ anadolu lisesi 10tm'de sınıf hocamız ,kendi branşı edebi metinler dersinde sınıf sorunlarını tartışırdı bazen.
yine bir derste aidat ödenmediği için ödemeyenler teker teker bahanelerini söylüyordu.ben sınıf başkan yardımcısı idim. bana dönüp:

-aidatı ödemedin mi başkan?
+yok hocam ayın 15inde ödicem parayı.
-((u: pala bıyığı ve kel kafasını sallayıp gözlerini kısarak)) tamam

,dedi.ben de o sıralar laf sokma modasında başı çekenlerdendim sınıfta:

+hocam sizin elinize mi verim ,başkanın eline mi?

sınıfta bir kahkaha tufanı esti.millet yerlere yattı ama tabi sonuç neşe verici olmadı eğlenmek gibi.hoca gözlerini kıstı ve dişini sıktığından yanaklarının oynadığı görüldü.eli cebinde , bişeyler ((u: sanırım bozuk para)) karıştırarak:

-sen gel bakim buraya,

tahtanın önünde dikilyodu,yanına 1 adım mesafe kalana kadar yaklaştım:

-((u: cebindeki sağ eliyle bir yapıştırdı suratıma)) (b: sen kimin eline veriyon lan) bok herif,,

diye cebinde uğraştığı diğer sol elini de diğer yanağıma geçirdi.

+hocam (u: kem küm) yanlış anladınız

ben bi ara savunma amaçlı kaldırdığım elimi sıktım "(i: ben de dalsam mı acaba)" diye..sonra "(i: lan oğlum hakettin ağır da olsa katlanacan şunun surasında seneye össye girecen derslerinde iyi,mahvetme okul h)ayatını" diye geri indirdim.o da bundan cesaret alıp ağız burun daldı.sonra:

-yıkıl karşımdan bok herif ,

dedi ,tabi millet hala gülmekten yıkılıyo.sonra gözyaşı,kan,revan içinde sırama geçtim.şöyle bir gürüldeme duydum:

-biz o ele vermeleri iyi biliriz oğlum.biz o yollardan geçtik.
+... (u: ağlama ve kızarma sımaylisi)
- bok adam
+... (u: ağlamaya ve yere bakıp yanaklarımın zonklamasına devam sımaylisi)
- bok adam..bok adam çık dışarı,şerefsiz,adi..

ben de başım önümde ağlayarak kan içinde dışarı çıktım,direk tuvalete gittim.baktım ağzımdan burnumdan kan geliyo.arkadaşlar teneffüs de gelip "(i: oğlum o adam sapık ona öyle denir mi?boşver uzatmaz o..)" diye teselli etseler de arkamdan hala söylenmesi ve beni öyle dövmesi bende derin yara bıraktı.ve 2 hafta derslerde birbirimizle muhatap olmadık sayın seyhan baş hoca ile.2 hafta sonra okulumuzun deli kadiri öğretmenler odasına beni zorla götürüp özür diletti.dediği laf şu oldu:

-olur böyle yanlış anlamalar..(u: edebiyat hocası kakalar)

ve edebi metinlerden ilk dönem 4 ,ikinci dönem 5leyerek kurtardım seneyi.ama hep aramız soğuk kaldi.onun o sakız çiğneyen,pala bıyıklı,kel kafalı sureti gözümün önünden gitmez ..gene de sayarım..toyluktu yaptığım...

the end
(u: unutamıyorum)

made in (b: eal)