okutman – Muhalif Sözlük
üniversite öğretmeni. okutmanlık rektörlüğe ait kadrolardır ve öğretim görevlisi gibi öğretim yardımcısı kategorisinde bulunurlar. teknik olarak ikisi aynı şeydir kadro birimleri farklıdır.şimdi okutmanlık öğretim üyeliğine göre daha az akademik bir kadrodur. okutmanlardan bilim üretmesi beklenmez. okutmanlar ülkemizde genelde tarih, edebiyat ve yabancı dil branşlarında olurlar. derslerine girerler ve sınavlarda gözetmenliklerini yaparlar. okutmanların teorik olarak tüm işi budur. bu açıdan kıyaslamamız gereken kurum meb'dir. ancak, bir de teoride olmayıp pratikte ortaya çıkan olumlu ve olumsuz durumları irdelemekte fayda var.- okutmanların kadrosu rektörlüktedir ve çakılı birimlere genelde sahip olmadıkları için türk bayrağının dalgalandığı her yerde hizmete hazır olmalıdırlar. genelde siyaseten açık tutulan 10 öğrencili ilçe meslek yüksekokulları da bekler bu azimli öğreticileri.- yabancı dil okutmanları öğretim üyelerinin akbaba gibi gözledikleri kesimdir. ilk tanışma akabinde çeviri itelemek isteyenleri görülmüştür. 10 dk. şu yirmi soruyu çözüver diyen mi ararsın, bir çeviri vardı da acaba mı diyen. bunlar tabi özellikle mesleğe yeni başlayan, idealist, genç okutmanların daha sık karşılaştığı durumlardır. ikinci yıl itibariyle maymun gözünü açar, üçüncü yılda artık o da bir üniversite personelidir. neyin nasıl olduğunu, nasıl engelleneceğini kavramıştır.- okutmanlar teknik olarak adam yerine konmazlar. çünkü ne öğretim görevlilerinin ne de okutmanların rektörlük seçimlerinde oy hakkı yoktur. ancak öğretim üyelerinin bu konuda gururlanması anlamsız, nitekim onların da oy hakkı cumhurbaşkanı'nın iradesine kadardır. bu madde kendini tekzip etti o yüzden önemsenmeyebilir.- okutmanlar ve öğretim görevlileri kadro karşılığı sözleşme gibi bir esasa binaen çalışırlar. hem 657 hem de 2547 sayılı kanunlara tabidirler. bu sözleşmeler süresi dolduğunda otomatik olarak yenilenir. işten atılmak için tek gerekçe yüz kızartıcı suçtur.- genelde okutmanlık bir geçiş kadrosu olarak değerlendirilir ve akademik kariyer azmine sahip genç eğitimciler için bu süreç yüksek lisans ve doktora eğitimleri ile geçirilir. burada şayet yabancı dil okutmanıysanız bir başka handikap sizi bekler. danışmanınız ve diğer ders hocalarınız ödev adı altında dil becerinizi sömürmek suretiyle kendilerine envanter oluşturmaya çalışırlar. bu noktada yapabileceğiniz bir şey yok. tabi netice itibariyle yüksek bir ortalam ile bitirmeniz olasıdır bu eğitimleri. bir nevi ticaret.- okutmanlar, kadrolarının bulunduğu üniversite dışında da görevlendirilebilirler. sicilinizde sorun yoksa pmyo vb. kurumlarda görev alabilirsiniz. - okutmanların ve genel olarak tüm akademik personelin meb'deki gibi bir kılık kıyafet zorunluluğu yoktur. her ne kadar 657'ye tabi olsalar da bu konuda yerleşik bir kültür mevcut. sakal, bıyık, kot, gömlek vb. fark etmez.- okutmanlar maaşlarını 12 saat karşılığı alır, 12 saat üzeri alacakları her gündüz dersinden ücret alırlar ve her gece dersinden de gündüz ders ücretinin üç katı ücret alırlar. bu oranlar teoriktir ve pratiğe asla yansımaz. 3 katı beklerken 1.3 kata razı olursunuz. bütçeye göre değişir.- mesai uygulaması da okutmanlar için esnek bir konudur. evden derse, dersten eve uygulamasında sorun yaşandığı görülmemiştir. öğretim görevlileri ile aralarında bu konuda yasal bir fark var diye biliyorum.- okutmanlar idari görev alabilirler. bu konuda da öğretim görevlileri ile aynı haklara sahiptirler.- kendilerine ait birimleri olan okutmanlar şanslıdır. binaları, odaları falan olur. gerçi bugün en azından koordinatörlük arabirimiyle her branş okutmana tüm üniversitelerde öyle böyle bir ortam sağlanıyor diye biliyorum.- yabancı diller yüksekokulu tarzı birimler bölümleşmeye gittikçe özellikle yabancı dil okutmanları yaptıkları işten daha çok zevk almaya başlayacaklardır. mütercim-tercümanlık öğrencisine ders vermek ayrı, mekatronik öğrencisine ders vermek ayrı olacaktır.bu maddelerin çoğu bulunulan ortama göre değişebilmektedir. eğer iyi niyetli ve komplekssiz idarecileriniz varsa, siz de görevinizi layıkıyla yerine getiriyorsanız hem siz işinizden hem de üniversiteniz sizden memnun olacaktır. okutman olarak kalıp emekli olan da baya insan mevcut. aslında teknik olarak bir geçiş kadrosu değildir okutmanlık, öyle değerlendirilir. çünkü kaldı mı bilmiyorum, bazı idareciler okutmanların yüksek lisans yapmasını engeller, sizin işiniz derse girmek diyerek. tabi, her şey ortama, insanlara bakıyor.