ömer hayyam – Muhalif Sözlük
rubai'leri şimdi bile yanlış anlaşılmış, büyük düşünür. kendini ilime ve dine verip, hayatın amacını çözmeye çalıştı. diğer islam düşünürleri, 'hayat fani ölüp gideceğiz, bırakın dünyevi işleri' derken, ömer hayyam işin gerçeğini çözüp, 'evet hayat fani, ancak bu fani şeyleri bir kere bile olsun tatmazsak, öldükten sonra hiç tadamayacağız. allah tövbe diye bir hak verdiyse bize, o da günah işleyip ona yakınlaşmamız içindir' demiştir. o zamanki diğer düşünürlerin ve söz sahiplerinin karizmasını dağıttığı için, kendisine kafir lakabı takılmıştır. hayyam kendine kafir diyenlere bile "cehennemde hangimiz daha iyi yanarız sen bir düşün" diyerek ayarını da vermiştir.
şarap tutkunluğundan bahsedilir, şarabı övüp durur. ancak oradaki şarap bir simgedir. şarap hayatın güzelliklerini simgeler onun için. boş yere dua edip, insanlar kötülük yapmak ise, zalimliktir...
ancak olayı götünden anlayan bazı insanlar, "bak hayyam ne güzel söylemiş, haydi içelim, hatunları kullanıp atalım, otu da çekelim, kafayı da bulalım" mantığıyla yaşarlar. aslında ironik nokta yine ömer hayyam'ın red ettiği, köle yaşamını seçmiş olmalarıdır. tutkuların ve arzuların kölesi olup, hayatlarını boşuna geçirirler. oysa hayyam, bir şarap içiyorsa, 10 kitap okurdu. bir kadınla yatıyorsa, 10 kere allah ile sohbet edip, yıldızlara hayatın anlamını sorardı.
özgür ve düzgün bir hayat yaşayıp, allah'a ulaşmanın ancak, bir elimizde şarap şisesi öbür elimizde ise kuran'la olabileceğini söylemiştir bize. yine yanlış anlayacaklar için söyleyim, yani hem dünyanın güzelliklerini yaşayıp, hem de ölümü unutmadan allah'a ibadet ederek...

şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş,
Hele bir güzelle içersen daha bir hoş;
Harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş:
Hem, bana sorarsan, haram olan herşey hoş.