doğu'yu nasıl kendimize tamamen köle yapabiliriz? sorusunu soran avrupalı ilim adamlarının ortaya attığı, en azından bizdeki batıcılık piçinden daha derin bir ilimdir. avrupa kendi piç, düşüncesi piç, kültürümüz hepsinden piç.
şarkiyatçılık (doğu bilimciliği) için kullanılan terim.
19. yüzyılda batılılar tarafından geliştirilen ve batı merkezli olan analizler bütünü için kullanılır.
oryantalizm batının doğuya bakışıdır ama kullanılan ötekileştirici cümleler gerçek oryantalistlerin sözleri değildir.
batının doğu hakkında söylediği herşey ''oryantalizmdir'' demek saçma olur. özellikle ingilizlerin sömürgecilik yıllarında, arap kızlarıyla sevişip narige içmesi sonrası anıları bile oryantalizm ile ilişkilendirmekte bizimkilerin mallığıdır. zira arap kızıyla sevişen ingilizlerin bitli piyadesi, ilkokul terk köylünün tekidir. azucuk eğitimli olsaydı zaten eline tüfek verilip ölüme yollanmazdı.
bundan dolayı doğuda görev yapmış bitli piyadelerin yorumları ile kahve içmeyi seven lümpenlerin yorumları kesinlikle oryantalizm ile ilişkilendirilmez.
gerçek oryantalistler en fazla fransa'dan çıkmakla beraber, doğu hakkında en mantıklı analizleri yapanlarda yine fransızlardır. ingilizlerin asya'da zırt-pırt isyan bastırmakla uğraşırken, fransızların casablanca'da aşk yaşamasının sebebide budur.
yine aynı tarihlerde ingilizler ''Unspeakable Turk''(konuşmaya değmez türk) tabirini kullanırken, fransız olan Abraham Anquetil-Duperron avesta'yı tercüme edip okumuştur.
edward said'in aynı isimli bir kitabı vardır. lakin bu kitap ingiliz zihniyetine bir reddiyedir.
bizim mal anadolular ise bu ismi duyunca(oryantalizm/oryantalist/oryantal) malesef aklına sadece dansöz geliyor. yanıyorumda buna yanıyorum. ingiliz oryantalistler sanırım haklı:(