red alert – Muhalif Sözlük
kadıköy'de orange2 cafe'de -bizim koyduğumuz adla teyze- en az 4 kişilik grupla gidip oynadığımız online çok oyunculu strateji-savaş oyunumuzdu. ilk yarım saat saldırı yok denir ama oyuna başlayan herkes kendini oyuna kaptırıp 1-2 saatini kendi ülkesini ve ordusunu gelişime verir. eğer bilgisayar ve network kasılıp oyundan atılmazsak harekat başlardı.

tüfengler çekilir saldırılır. birisi roketır basar, diğeri apokalips basar, başka biri -genelde ben- yuri ve spay basar, başka diğeri de ifeve ve pırizım basar.. ilk saldırılar nedense hep roketır ve uçaklarla olur. eğer benim gibi kurnazlık varsa ajan ve ışınlanan kronoları yollayıp inceden çökertmeden çıkılır be halilim.

genelde müttefik olduğum arkadaşım başının çaresine bakıyorsa kazanırdım ama çoğunlukla kaybettiği için bana saldıran düşmanı ağır zaiyatla geri püskürtsem de müttefikimi mahveden düşman birleşip üstüme gelirdi. ben de celaleddin harzemşah gibi üs savunması yapardım dört bir yandan taarruza.

güzel günlerdi.. calicitaha, hasantopaloglu, ben emir mirza kurt ve bkyyn beraber oynardık en çok da.. bir de kafa dengi ev-dert-keder-cigara arkadaşlarımız.

bu arada; bahsedilen oyun red alert-2.. 3.'sünü ve 4.'sünü hiç oynayamadık toplu halde.
petrol veya altın toplanıp veya her ikisi birden toplanıp tank uçak asker vb şeyler yapılarak tabii bunları yapabilmek için önce mekanlarını yaparak enerji savunma ve bunun gibi faktörleri de göz önüne alarak oynanan bir strateji oyunudur...
toplu olarak oynandığında takım arkadaşlarından biri komünist diğeri liberal ülkelerden birini alır çünkü birbirlerinin yedek ana mekanlarına enginier sokarak iki ülkenin de özelliklerine sahip oluyorlar... petrol olan yerde oynandığında petrol kuyuları paylaşılır ve savaş başladığında ilk hedefler de bu petrol kuyularıdır... bu nedenledir ki en iyi savunma buralara yapılmalıdır...