saint exupery – Muhalif Sözlük
küçük prens ve kale gibi eşsiz kitapların yazarı fransız pilot. tam adı Antoine de Saint-Exupéry'dir. bir uçuşu esnasında uçağı düşmüş, yıllarca cesedi bulunamamıştır. son olarak 2004 senesinde araştırmacıların bölgede inceleme yaparken cesedine ulaştıkları rivayet edilir.

kale kitabından muhteşem alıntılar:
---------------ayırıcı---------------
Ağaç hiç de önce tohum, sonra filiz, sonra yaş gövde, sonra kuru odun değildir. Tanımak istiyorsan, bölmemelisin. Ağaç, ağır ağır gökle birleşen güçtür. Sen de böylesin, küçüğüm. Tanrı dünyaya getirir seni, sonra büyütür, sonra birbiri ardından isteklerle, üzüntülerle, sevinçlerle, acılarla, öfkelerle, bağışlamalarla doldurur, sonra da kendine döndürür seni. Ama sen ne bu okullu, ne bu koca, ne bu çocuk, ne de bu ihtiyarsın. Tamamlanansın sen.

---------------ayırıcı---------------
Böylece, kalenin en yüksek burcunun tepesinden, acının da, Tanrı’nın bağrında ölmenin de, hatta yasın da acınacak bir şey olmadığını gördüm. çünkü, anısına saygı gösterildi mi yitirilmiş insan, yaşayan insandan daha çok aramızdadır, daha güçlüdür.
---------------ayırıcı---------------

---------------ayırıcı---------------
çünkü insanın tıpkı kaleye benzediğini gördüm ben. özgürlüğünü sağlamak için duvarları devirir ama yıkılmış ve yıldızlara açık bir kaleden başka bir şey değildir artık.
---------------ayırıcı---------------

---------------ayırıcı---------------
Barışı zorla kabul ettirtmem. Düşmanımı dize getirmekle yetinirsem, düşmanımı ve kinini kurtarırım. Yalnızca doğru yola getirmek büyüktür, doğru yola getirmek de almaktır. içinde rahat etsin diye ölçüsüne göre bir giysi sunmaktır herkese.
---------------ayırıcı---------------

---------------ayırıcı---------------
Ve sap, tohumun dal olmak için bulduğu yol değildir. Sap, tohum ve dal aynı çiçekleniştir.
---------------ayırıcı---------------
saint exupery'den bir mütevâzı katkı da benden...

"Ve dilenci yoldaki baharı anlatınca, dost onda baharı kucaklayandır. Dilenci geldiği köydeki kıtlığın dehşetini anlatınca, onunla kıtlığın acısını çekendir dost. öyle ya, dedim sana, dost insanın sana ayrılan ve sana belki de başka hiçbir yerde açmadığı bir kapıyı açan yanıdır..."