SEçME KONUşMALAR / KONFüçYUS
insanların kendisine sevgi göstermediği zamanlarda hiç sitem etmeyen adam değil midir filozof?
insanlar beni tanımıyorlar diye üzülmeyeceğim; insanları tanımıyorum diye üzüleceğim...
Kendi güzel ahlakıyla hükümet eden kimse kutup yıldızına benzer ki bütün yıldızlar onun çevresinde döner fakat o sabit kalır...
Hayırlı bir evladın vazifesi nedir diye sorulunca üstad: Ana-baba sadece çocukları hastalanınca endişe eder...
Hayırlı bir evlat olmanın yolu nedir diye sorulunca üstad: Bugün için hayırlı bir evlat olmanın yolu ana-babayı beslemek gibi görünüyor... ama insanlar köpeklerini, atlarını da beslerler... hürmet olmayınca aradaki fark nedir?
Soylu insanın kişiliğinden sorulunca üstad: önce vaaz ettiği şeyleri kendi uygular ve daha sonra da uyguladığı şeyleri vaaz eder...
Erdemsiz bir insan ibadet etse ne çıkar! Erdemsiz insan mabedin musikisinden ne anlar!
Sabahleyin hakikati duyan biri akşama huzur içinde ölebilir...
Akıl sahibi insan, dünya karşısındaki tavırlarında ne bir şeye karşı düşkünlük gösterir ne de peşin hükümleri vardır... doğru olan neyse o hep onun yanındadır...
Değerli bir kimse gördüğün zaman onun seviyesine nasıl çıkacağını düşün... değersiz kimse gördüğün zamansa içine dön ve kendini incele...
Kamil insandaki dört özeliği sayarken üstad şöyle dedi: Kişisel olarak ciddidir, büyüklere hizmet ederken saygıyı elden bırakmaz, halka karşı çok nazik olduğu halde onları yönetirken de adaletli davranır...
Her şey boşuna! Hatalı olduğunu gördüğü halde kendisine karşı davacı kesilen birine rastlamadım!
Doğa eğitimin önüne geçerse bir dağ adamı yetiştirmiş olursunuz... eğer eğitim doğanın önüne geçerse katip yetiştirmiş olursunuz... doğa ve eğitim doğru oranlarda harmanlanabilirse ancak o zaman üstün özelikleri olan insanlar yetiştirebilirsiniz...
Hakikati bilenle onu seven birbirine denk değildir... hakikati sevenle ondan zevk alabilen de birbirine denk değildir...
Aşırı coşku insanları kontrolden çıkarır, cimrilik de bayağılık getirir... fakat bayağı olmak kontrolden çıkmaktan iyidir...
Yüksek derecelere erişmiş kişinin önem verdiği üç ahlak kuralı şunlardır: Davranışlarında kabalık ve özensizlikten kaçınmak, bakışlarında ciddiyet ve samimiyet, konuşurken ses tonunun laubalilikten ve adilikten uzak olması... tapınak taşlarıyla ilgili ayrıntılara gelince; bu işleri gereği gibi yürütecek memurlar hep vardır...
Kadınları sevdiği kadar erdemleri de seven birine hiçbir zaman rastlamadım...
Yapraklar fışkırttığı halde çiçek açmayan bitkiler vardır... fakat çiçek açtığı halde meyve vermeyen bitkiler de vardır...
Yalnızca sert geçen kışlarda bir de bakarız yaprak dökmeyen ağaçlar yine yalnız çam ve serviymiş...
öyle kişiler vardır ki bunlarla birlikte ders çalışılabilir, ama hakikate birlikte ulaşamazsınız... başka öyle kişiler vardır ki bunlarla hakikate birlikte yaklaşmak mümkündür, ama bunları uygularken birlikte duramazsınız... yine de öyle kişiler vardır ki bunlarla birlikte hakikati uygulamak mümkün olduğu halde, hüküm vermede birlikte hareket edemezsiniz...
Min Tzu çien ne kadar hayırlı bir evlattı... kimse onun hakkında ana-baba ve kardeşlerinin söylediğinden farklı bir şey söylememişti...
Yüksek mevkilerde bulunan insanların ahlaki karakteri rüzgardır, onların altında yer alanlarınsa ottur... ve rüzgar esince otlar eğilir...
Doğru ve dürüst olanı destekleyip, eğri ve bozuk olanı değerden düşürürsen, eğri ve bozuk olanı bile düzeltip doğrultabilirsin...
Arkadaşına samimi öğütlerde bulunup onun doğru yolda ilerlemesine çalış... eğer o bunu istemezse, sen de vazgeç... kendini küçük düşürme...
Eğer tarifler doğru değilse bu durumda hükümler gerçeklere uymayacaktır... hükümlerle gerçekler çelişince ise işler doğru dürüst yapılamaz... işler doğru dürüst yapılmazsa düzen ve denge ortaya çıkmayacaktır... böyle olunca da adalet rast gele bir şey olur, halkın eli ayağı birbirine karışır... Bu halde akıllı adam verdiği hükmü hep tarif eden ve tarif ettiği şeyi her zaman uygulamaya geçirebilen adamdır... bu yüzden akıllı adam yaptığı tariflerde hiçbir şeyi eksik bırakmamaya dikkat eden adamdır...
Gönülde sağlamlık, karakterde dayanıklılık, tavırlarda sadelik ve konuşmada yavaşlık erdemlilikten uzak şeyler değildirler...
ülkesi iyi yönetildiği zaman bir insanın sadece ne kadar maaş alacağını düşünmesi, kötü yönetildiği zaman da yine sadece maaşını düşünmesi... işte bu şerefsizliktir!
Soylu insanın hayatında üç önemli karakteristik özelik bulunur ki bunlara sahip olduğumu söyleyemem... erdemleri sayesinde bakıma muhtaç olmaktan kurtulur, bilgisiyle endişeden, cesaretiyle korkudan kurtulur...
Hepsi boşuna! Güzellik kadar erdemlilikle ilgilenen insan görmedim!
Kendisinden çok, başkalarından az şey isteyen biri kötülükten kaçınabilir...
Bir adam kendi kendine Bu konuda ne düşünmeliyim diye sorup durmuyorsa ben onun hakkında ne düşünebilirim ki?
Gün boyu birlikte oldukları halde aralarında geçen konuşmalar adalet ve doğruluk seviyesine ulaşmayan kişilerin durumu ne kadar zor! Onların bütün zevki incir çekirdeğini doldurmayan meseleleri konuşmaktır...
Soylu insan hakikati asıl ilke sayar, nezaketle onu uygular, alçakgönüllü bir şekilde onu sürdürür, ciddiyet ve samimiyetle onu mükemmele ulaştırır... işte böyle yapar soylu insan...
iki anlamlı sözler ahlakı bozar ve küçük şeyler karşısında gösterilen sabırsızlık büyük bir projeyi bozabilir...
Bütün günü ve geceyi düşünerek ve gözüme uyku girmeden geçirdim... hiçbir yararı olmadı... en iyisi insan bir şeyler öğrenmeli...
Akıllı insanın sadakati körü körüne değil akıllıca olur...
Dilde anlam her şeydir...
Soylu insanın karşı durduğu üç şey vardır... gençken şehvete karşı durur, yetişkinken kavgaya karşı durur, yaşlanınca açgözlülüğe karşı durur...
Derler ki Onlar iyiliğe ona ulaşamamaktan korkarak bakarlar, kötülüktense kaynar sudan kaçar gibi kaçarlar Böyle insanlar gördüğüm, bu tür sözler duyduğum gibi Amaçları üzerine kafa yorabilmek için inzivaya çekilirler ve ilkelerini genişletmek için doğru bildiklerini hayata geçirirler Bu tür sözler de duydum ama böyle insanlar görmedim...
Sadece en akıllılarla en aptallar hiç değişmez...
Nezaket seni saygısızlığa karşı korur... doğruluk sayesinde herkesin gönlünü kazanırsın... samimi olursan insanlar sana güvenecektir... cömertlik sana başarı getirecektir ve şefkatli olursan başkalarını idare etmeye ehilsin demektir...
Hiç konuşmayabilseydim keşke dedi üstad... müridlerden biri buna karşı çıkıp Eğer hiç konuşmasaydınız biz şakirtler ne aktaracaktık o zaman başkalarına diye cevap verdi... Tanrıdan bir söz işittin mi? Dört mevsim de kendi güzergahınca akıp geçerken, her şey oluşunu sürdürürken, söylesene, Tanrıdan bir söz işittin mi? dedi ve sustu üstad...
Akıllı adamın hataları ay ya da güneş tutulması gibidir... o hata edince tüm insanlar ona bakar... o tutulmadan kurtulunca insanlar yine onu ararlar...
insanların kendisine sevgi göstermediği zamanlarda hiç sitem etmeyen adam değil midir filozof?
insanlar beni tanımıyorlar diye üzülmeyeceğim; insanları tanımıyorum diye üzüleceğim...
Kendi güzel ahlakıyla hükümet eden kimse kutup yıldızına benzer ki bütün yıldızlar onun çevresinde döner fakat o sabit kalır...
Hayırlı bir evladın vazifesi nedir diye sorulunca üstad: Ana-baba sadece çocukları hastalanınca endişe eder...
Hayırlı bir evlat olmanın yolu nedir diye sorulunca üstad: Bugün için hayırlı bir evlat olmanın yolu ana-babayı beslemek gibi görünüyor... ama insanlar köpeklerini, atlarını da beslerler... hürmet olmayınca aradaki fark nedir?
Soylu insanın kişiliğinden sorulunca üstad: önce vaaz ettiği şeyleri kendi uygular ve daha sonra da uyguladığı şeyleri vaaz eder...
Erdemsiz bir insan ibadet etse ne çıkar! Erdemsiz insan mabedin musikisinden ne anlar!
Sabahleyin hakikati duyan biri akşama huzur içinde ölebilir...
Akıl sahibi insan, dünya karşısındaki tavırlarında ne bir şeye karşı düşkünlük gösterir ne de peşin hükümleri vardır... doğru olan neyse o hep onun yanındadır...
Değerli bir kimse gördüğün zaman onun seviyesine nasıl çıkacağını düşün... değersiz kimse gördüğün zamansa içine dön ve kendini incele...
Kamil insandaki dört özeliği sayarken üstad şöyle dedi: Kişisel olarak ciddidir, büyüklere hizmet ederken saygıyı elden bırakmaz, halka karşı çok nazik olduğu halde onları yönetirken de adaletli davranır...
Her şey boşuna! Hatalı olduğunu gördüğü halde kendisine karşı davacı kesilen birine rastlamadım!
Doğa eğitimin önüne geçerse bir dağ adamı yetiştirmiş olursunuz... eğer eğitim doğanın önüne geçerse katip yetiştirmiş olursunuz... doğa ve eğitim doğru oranlarda harmanlanabilirse ancak o zaman üstün özelikleri olan insanlar yetiştirebilirsiniz...
Hakikati bilenle onu seven birbirine denk değildir... hakikati sevenle ondan zevk alabilen de birbirine denk değildir...
Aşırı coşku insanları kontrolden çıkarır, cimrilik de bayağılık getirir... fakat bayağı olmak kontrolden çıkmaktan iyidir...
Yüksek derecelere erişmiş kişinin önem verdiği üç ahlak kuralı şunlardır: Davranışlarında kabalık ve özensizlikten kaçınmak, bakışlarında ciddiyet ve samimiyet, konuşurken ses tonunun laubalilikten ve adilikten uzak olması... tapınak taşlarıyla ilgili ayrıntılara gelince; bu işleri gereği gibi yürütecek memurlar hep vardır...
Kadınları sevdiği kadar erdemleri de seven birine hiçbir zaman rastlamadım...
Yapraklar fışkırttığı halde çiçek açmayan bitkiler vardır... fakat çiçek açtığı halde meyve vermeyen bitkiler de vardır...
Yalnızca sert geçen kışlarda bir de bakarız yaprak dökmeyen ağaçlar yine yalnız çam ve serviymiş...
öyle kişiler vardır ki bunlarla birlikte ders çalışılabilir, ama hakikate birlikte ulaşamazsınız... başka öyle kişiler vardır ki bunlarla hakikate birlikte yaklaşmak mümkündür, ama bunları uygularken birlikte duramazsınız... yine de öyle kişiler vardır ki bunlarla birlikte hakikati uygulamak mümkün olduğu halde, hüküm vermede birlikte hareket edemezsiniz...
Min Tzu çien ne kadar hayırlı bir evlattı... kimse onun hakkında ana-baba ve kardeşlerinin söylediğinden farklı bir şey söylememişti...
Yüksek mevkilerde bulunan insanların ahlaki karakteri rüzgardır, onların altında yer alanlarınsa ottur... ve rüzgar esince otlar eğilir...
Doğru ve dürüst olanı destekleyip, eğri ve bozuk olanı değerden düşürürsen, eğri ve bozuk olanı bile düzeltip doğrultabilirsin...
Arkadaşına samimi öğütlerde bulunup onun doğru yolda ilerlemesine çalış... eğer o bunu istemezse, sen de vazgeç... kendini küçük düşürme...
Eğer tarifler doğru değilse bu durumda hükümler gerçeklere uymayacaktır... hükümlerle gerçekler çelişince ise işler doğru dürüst yapılamaz... işler doğru dürüst yapılmazsa düzen ve denge ortaya çıkmayacaktır... böyle olunca da adalet rast gele bir şey olur, halkın eli ayağı birbirine karışır... Bu halde akıllı adam verdiği hükmü hep tarif eden ve tarif ettiği şeyi her zaman uygulamaya geçirebilen adamdır... bu yüzden akıllı adam yaptığı tariflerde hiçbir şeyi eksik bırakmamaya dikkat eden adamdır...
Gönülde sağlamlık, karakterde dayanıklılık, tavırlarda sadelik ve konuşmada yavaşlık erdemlilikten uzak şeyler değildirler...
ülkesi iyi yönetildiği zaman bir insanın sadece ne kadar maaş alacağını düşünmesi, kötü yönetildiği zaman da yine sadece maaşını düşünmesi... işte bu şerefsizliktir!
Soylu insanın hayatında üç önemli karakteristik özelik bulunur ki bunlara sahip olduğumu söyleyemem... erdemleri sayesinde bakıma muhtaç olmaktan kurtulur, bilgisiyle endişeden, cesaretiyle korkudan kurtulur...
Hepsi boşuna! Güzellik kadar erdemlilikle ilgilenen insan görmedim!
Kendisinden çok, başkalarından az şey isteyen biri kötülükten kaçınabilir...
Bir adam kendi kendine Bu konuda ne düşünmeliyim diye sorup durmuyorsa ben onun hakkında ne düşünebilirim ki?
Gün boyu birlikte oldukları halde aralarında geçen konuşmalar adalet ve doğruluk seviyesine ulaşmayan kişilerin durumu ne kadar zor! Onların bütün zevki incir çekirdeğini doldurmayan meseleleri konuşmaktır...
Soylu insan hakikati asıl ilke sayar, nezaketle onu uygular, alçakgönüllü bir şekilde onu sürdürür, ciddiyet ve samimiyetle onu mükemmele ulaştırır... işte böyle yapar soylu insan...
iki anlamlı sözler ahlakı bozar ve küçük şeyler karşısında gösterilen sabırsızlık büyük bir projeyi bozabilir...
Bütün günü ve geceyi düşünerek ve gözüme uyku girmeden geçirdim... hiçbir yararı olmadı... en iyisi insan bir şeyler öğrenmeli...
Akıllı insanın sadakati körü körüne değil akıllıca olur...
Dilde anlam her şeydir...
Soylu insanın karşı durduğu üç şey vardır... gençken şehvete karşı durur, yetişkinken kavgaya karşı durur, yaşlanınca açgözlülüğe karşı durur...
Derler ki Onlar iyiliğe ona ulaşamamaktan korkarak bakarlar, kötülüktense kaynar sudan kaçar gibi kaçarlar Böyle insanlar gördüğüm, bu tür sözler duyduğum gibi Amaçları üzerine kafa yorabilmek için inzivaya çekilirler ve ilkelerini genişletmek için doğru bildiklerini hayata geçirirler Bu tür sözler de duydum ama böyle insanlar görmedim...
Sadece en akıllılarla en aptallar hiç değişmez...
Nezaket seni saygısızlığa karşı korur... doğruluk sayesinde herkesin gönlünü kazanırsın... samimi olursan insanlar sana güvenecektir... cömertlik sana başarı getirecektir ve şefkatli olursan başkalarını idare etmeye ehilsin demektir...
Hiç konuşmayabilseydim keşke dedi üstad... müridlerden biri buna karşı çıkıp Eğer hiç konuşmasaydınız biz şakirtler ne aktaracaktık o zaman başkalarına diye cevap verdi... Tanrıdan bir söz işittin mi? Dört mevsim de kendi güzergahınca akıp geçerken, her şey oluşunu sürdürürken, söylesene, Tanrıdan bir söz işittin mi? dedi ve sustu üstad...
Akıllı adamın hataları ay ya da güneş tutulması gibidir... o hata edince tüm insanlar ona bakar... o tutulmadan kurtulunca insanlar yine onu ararlar...