söyleyecek bir sürü sözün olur hep bu sözleri söylemeyi istersin ama sonra susarsın. çünkü söyleyeceğin sözlerin sevmeyen bir gönülde etkisinin olmayacağını anlarsın. kalbi attıkça yaşayan insan değil insan kalbi sızladıkca yaşıyor kendi kendine söyleyerek bir şeyleri anlatmakla bir kalpte yer edemeyeceğini anladığın anda susarsın ama duygular çöker üzerine sabır diyemezsin işte o an duvarlar gelir üstüne dünya küçülür gözünde dilin parçalanır ama gidecektir giden. sen ise susarsın hafızanda bu yüzü bu duruşu nasıl sileceğini düşünmeye başlarsın kalırsın olduğun yerde. şarkıların sadece şarkı olmadığını düşünürsün sen varsın o şarkılarda o türkülerde derdin var. özlemin sınırlarını şarkılar türküler çiziyor anlarsın ama suç sendedir aslında giden gitmiştir. insan yarasını gösterip susar bazen çünkü o yarasından başka gösterebilecek daha değerli bir şeyi yoktur. susarsın ve baş başa kalırsın hayallerinle!
(bkz:Veda etmek)
yutkunursun önce, böyle kelimeler çarpar dişten duvarlara. söylesen ne güzel olacak bilirsin fakat ağzını açsan düşer bir kaç damla yaş, karşına geçer veda vakti der dur bir saniye amına koyim diyemezsin ya, içine dert olur elin ayağın titrer başını sallarsın, sesinin tonunu unutursun konuşsam, bir kaç kelime dökülse çatallanır diye korkarsın. korkarsın çünkü dur desen hayır dese kalabalıkta kalsan, tek başına, usulca kalabalıkta öylece kalsan sonra herkes ''o'' olsa... konuşsan geçer mi bilmem, denemedim pek.
türkü tadındaysa sempatik, sıcacık, lokum tadında bir veda olur ki, bu veda'ya yürek dayanmaz.
http://tinyurl.com/c8oxl2k
http://tinyurl.com/c8oxl2k
yoruluyor insan bir süre sonra ayağının değil yüreğinin götürdüğü yere gitmekten sen daha iyilierine layıksın sözlerini duymaktan yoruluyor işte! işinize gelmeyen gerçekleri yalanlayarak işinize gelen yalanlara inanmanızdan, kimi ne kadar çok sevdiğini söylüyor ne kadar çok sevdiğini göstermeye gelince söylendiği gibi basit olmuyor yoruyor işte bu adamı. yapılmasını istemediğin bir şeyi gelir de kendin yaparsan tutarlılıktan nasıl bahsedebilirsin? en çok gidemediğin yerler söyleyemediğin sözler yoruyor oğlum seni. hayat çok basit aslında öleceğimiz günü bilmiyoruz belki ama ölümlü olduğumuzu unutmamak lazım, bir şeyleri görüyorsun sırf sevdiğin için gördüğün halde söylemiyorsun ya o sonu değiştirmeyecek. ''ölümden sonrası bile varken senden sonrası neden olmasın...'' demiş şair... neden olmasın diye düşünemiyorsun değil mi? niye olmadı ya da neden olmuyor diyorsun! senin gibi sevmediği için! senin sevdiğin insanın gülümsemesi dünyayı değiştirmez ama seni değiştirir emin ol! hep korkuyoruz yalnızlıktan ama bil ki yalnızsan; yalancı arkadaşların, iki yüzlü dostların ve çekip gidecek bir sevdiğin olmuyor. senin canının parçası diye görüyorsun ama o seni belki yedek parça olarak görüyor belki de başkasının yedek parçası olmayı seçiyor. şimdi içinden parçalar kopuyor o kopan parçanın yerini biçimlendirmezsen hiç bir şeyi sığdıramassın oraya öyle yani yorgunluk insanı bitirmez ama bu bitkinlik öldürür seni öğren artık şunu seni bırakmam sözüne güvenebileceğin tek kişi annen unutma! her şeyden vazgeç demiyorum ama içinde olduğu tüm düşlerinden , masum hayallerinden vazgeç.. biten , bitmesi gereken sevdalar yorar ya insanı vazgeç hayal kurmaktan ağabey o hayaller içinde sende bitersin. kendini güçlü olarak göstermeye kalkma sakın zayıf olduğunda sana kim inanır? insan hayata karsi en kuvvetli hamlesini, en dibe vurdugu an yapar diyorlar. aklını başına al ulan adam midyeyi denizden çıkarıp içini açıyor içine de pilav yapıp tekrar kapatıyor sonrada kaynatıp satıyor o adam kadar aklını kullan toparla kendini haklı olan ve haklı çıkmak isteyen arasında fark var büyük fark var! herkes demiyor mu beni sevebilecek birini arıyorum diye ama sevince gidiyor, gidiyor işte birileri ilk olduğu için farklıdır, bazılarının sadece son olacağını düşündüğün için farklı gelir. uç nokta; bu kadar canını yakmana rağmen hiçbir zaman yanlış insan olduğunu düşünemiyorsan sen gerçekten sevmişsindir.