son devrin din mazlumları – Muhalif Sözlük
cahil halka din zokasıyla yaklaşsa bile tarihçileri, zabıtları, tarihi belgeleri nasıl oldu da atladığını kendime sorduğum ama gene de bu milletin hakikat söylenince "(i: ama üstad böyle diyooo..)" mantığından hareketle (u: haşa)ayet gibi kesin doğru zannedilen tespit, hüküm ve önermelerini kabul ettirmede maharetli olduğunu kabul ettiğim karalama...

kanal9 ekranlarındaki "yeni mehdi tuncer hocaefendi hazretleri"ne inanan bir toplumdan da bu beklenir...
benim de lisede okuduğum, okuduğum zaman etkisinde kaldığım, üstad'ı üstad olarak gördüğümden her dediğini savunduğum ve bunun neticesinde yaftalandığım kitap.bana göre hala doğru kitaptır ve şeyh said ayaklanması hakkında görüşleri diğer şahıslar tarafından da desteklenmektedir.

o değil de kubilay olayına hiç girmemişler.kubilay olayını aydınlatmış ve geçen yıllarda üstad'ın yazdıklarını destekler şekilde belgeler ortaya çıkmıştır.
lisede okuduğum kitap(u: başbakan yeni okudu herhalde o gazla girdi konuya). evet sadece dersimdekiler değil şeyh said gibi isimler için de, aralarında (i: iddialar)ın da bulunduğu bir dizi belgeye dayanarak (i: din mazlumu) yakıştırması yapıyor üstad. lakin, burada parantez açıp hakkını yememeliyiz. yanlış hatırlamıyorsam şeyh said maddesinde, askerlerin o gelin-damat olayında şeyh said'i nasıl köşeye sıkıştırdığını, ardından halkın ayaklanmasıyla şeyh said'in kendini o işin içinde bulduğunu, bir daha da geri dönemediğini falan anlatıyordu. ve bölümün sonunda, doğru adam mıydı yanlış adam mıydı, allah bilir, mealinden bir cümle kuruyordu. şeyh said şakşakçılığı yapmıyor kesinlikle.
rte nin devlet adına özür dileme garabetinde kaynak kitap olarak gösterdiği Necip Fazıl Kısakürek' e ait eser. şöyle demiştir rte: (i: Size Necip Fazıl Kısakürek'in Son Devrin Din Mazlumları isimli kitabını göstermek istiyorum. Yakın tarihimizin karanlık sayfalarına ışık tutuyor. Resmi tarihin bilinmeyenleri burada gördük. Bu kitap zaman zaman yasaklandı. Toplatıldı. Gençlikten uzak tutulmak istendi. işte benim de kulaktan dolma anlatıların ötesinde Dersim'le tanışmamız bu eserle olmuştur. )

peki ne yazar bu kitapta? gerçektende ışıkmı tutar tarihin karanlık sayfalarına?


"son devrin din mazlumları" kitabını Necip Fazının baş nefret kutbu olarak belirlediği resmi ideolojiye vurmak uğruna fantazi tadında bir eser yazmak ihtiyacına binaen oluşmuş bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Tek parti sisteminin ceberrut uygulamalarının yaşandığı dönemin şairi olmak, bence üstadın mantıktan ziyade duygusal tavırlar takınmış olabileceği ihtimalini uyandırıyor. Tarihi ve ilmi verilerin ikinci planda kalıp öfkenin duygusal patlamaları diyebiliriz bu eser için. Bir bakıma " haleti ruhiye" söz konusu.

(b: kitaptan üç portre:

şeyh said)
şeyh Said meselesi ele alınırken islam için laik sisteme direniş gibi gösterilen mesele aslında dipdiri ingiliz tertibidir. şeyh Said ve cemaatinin de ne derece islami olduğu ise ayrıca tartışma konusu. Bu mubarek(!) doğudaki cehalet ve feodal yapı ile alakalı ne tür islami çözümler sunmuştur acaba? Her ne sebeple olursa olsun Türk Ordusuyla çarpışmak üzre ayaklanmak nasıl desteklenebilir? Ve nasıl müsebbibleri şehid, kahraman v.s olarak lanse edilebilir? O halde aynı mantıkla PKK nın açıkca desteklenmemesine tek sebep örgütün marksist yapısımıdır?

(b: dersim isyanı)
Dersim meselesiyle alakalı isyan bastırma hareketinde kantarın topuzunun kaçtığı canlı kaynaklardan belli. Lakin Necip Fazılın devletin katı uygulamasındaki hikmeti bakın meşhur kitapta nasıl açıklamış: " Dayandığı tek sebep de birtakım âsâyişsizlik ve itaatsizlik bahanesi altında, bütün Doğu Anadolu’yu kapsayıcı olarak, o mıntıkanın bir türlü sulandırılamayan koyu islâmi rengidir." Bölgede mevcut koyu islami renk... Osmanlıda dahi hallifeye isyan eden bir bölgeden bahsediyoruz, şeklen dahi islami kimliğe itaatsiz bir topluluktan bahsediyoruz. Tespitin ne derece yanlış olduğu taktirinize...

(b: iskilipli atıf)
iskilipli meselesinde ise Necip Fazılın ağdalı bir şekilde, rüya hikayeleriyle efsunlaştırdığı bir dava süreci efsanesi okuyorsunuz. Daha sonra Necip Fazıl hayranı bir tarihcinin konuyu araştırması neticesinde yazılanların fantazi olduğu ortaya çıkıyor. Lakin aynı araştırma hocanın fetvayı imzalaması için zorlandığını, fetvaya karşı çıktığını ve fetvayı yayınlayan cemiyetten istifa ettiğini de vurgulamaktadır. iskilipli mevzusu net değil. Sonuç olarak bahse konu kitabın o külliyata yakışmadığına inanıyorum.