sosyoloji notları – Muhalif Sözlük
SOSYOLOJi NOTLARı / C.MERiç

Bir ülkede şair ne kadar çok çıkarsa o ülke düşünce bakımından o kadar geridir...

insanlar mecbur kalmadıkça düşünmezler...

Aydın yanarak aydınlatabilir... ama yıldızlaşacağını bilirse yanar... bir kova suyla söndürülen yangın olmak hazindir...

Ancak kültür insanı gündelik kavgaların dışına çıkarır...

Eski Yunanda Rabelais: ‘Tanıdığım en dürüst hakim zar atarak idam ya da beraat kararı verirdi’ der...

Her şey halk için hiçbir şey halkla beraber değil der Voltaire...

Her asırda yalnız birkaç kişi düşünür... gerisi düşünenleri düşünür sadece...

Ulu ağaçlar fırtınalı bölgelerde boy atar...

Yerinde sayanlar yürüyenlerden çok patırtı eder... (Cenap şehabettin)

‘şu isa masalı da amma çok işimize yaradı’ diyen papa 10. Leon frengiden ölür...

Dinin vicdanlarda mutlak hüküm sürdüğü devirler felsefenin sustuğu devirlerdir... felsefe şüpheden doğar... şüphe imanın zıddı...

Emerson: ‘Fikir adamı egoist olmak zorundadır der... kalabalıklar alışkanlıklarını bozanı ve kendinden ileriyi görenleri sevmezler’

Rabelais: ‘Ben hakikat aşığıyım... ama dar ağacına kadar’

Virgilius; çağdaşlarının eserlerinden parçalar alıp eserine koyarmış... bunu söyleyenlere ‘evet onlara böyle bir şeref bahşettim... incileri gübreler arasından çıkardım’ dermiş...

Descartes Tanrının varlığını şöyle ispatlar: ‘şüphe ediyorum... şüphe etmek mükemmel olamamak... mükemmel olmadığımı bilmek ancak mükemmmel olduğuna inandığım bir varlığın bana bu mükemmeliyet fikrini vermiş olmasına inanmaktır’

Comte: ‘Dirileri idare eden ölülerdir’

Gündüzleri elinde fener dolaşarak insan arıyorum diyen Diogen onu huzuruna çağırtan iskender’e: ‘Onun sarayından benim fıçıma olan mesafe benim fıçımdan onun sarayına olan mesafeye eşittir’ der...

çalıştığı halde karnını doyuramayan insan düşünemez... vakti yoktur düşünecek...

Durkheim: ‘Eğer insanları mutluluğa kavuşturmayacaksa sosyolojiyle bir saat uğraşmaya değmez’

Fertler felsefe yaratırlar... sınıflar dünya görüşü...

Güneşte leke bulmak hepimizi bir parça sevindirir...

ibidem: ‘Filanca beş harflik bir salak değil on iki ciltlik salaktır’

Biz tarihin kördüğümlerini kılıcımızla kesmişiz...

insanlar çizmesini yaladıkları bir şefin sonradan suratına tükürecek kadar aşağıdırlar... kurtlar ihtiyar kurtları parçalarlar ama onlara hakaret etmezler... oysa insanlar karşısında küçüldükleri insanı affetmezler...

insan akıl dışı hareketlerini akla uygunmuş gibi gösterir... bunun için ideolojiler uydurur...

Düşünce bir bedduadır... rahatsız eder yaralar... fert planında bir felakettir... Eski Yunanda tanrılar kendilerine benzeyenleri kıskanırlar...

Hafızanın kanunu aşkın kanunudur... insan ancak sevdiğini öğrenir, unutmaz...

Hegel: ‘Felsefenin kuşu alacakaranlıkta uçar’

Vico: Halkın sırtına bindiği için büyük görünür başbuğlar’

Mekanik materyalizm gökyüzü boş der... gökyüzünü tarayan teleskoplar orada Tanrıyı bulamadılar...

Napolili bir asilzade Aristo Dante’den büyüktür diye defalarca düello eder... nihayet yaralanmış ölecektir... yahu demişler sahiden de Aristo daha mı büyüktür... Allah ikisinin de belasını versin der adam... ne birinden ne diğerinden tek satır okudum... bizde de sağ-sol böyledir...

Valery: ‘Politika insanları kendilerini en yakın ilgilendiren problemlerle meşgul etmeme sanatıdır’

inananlar kardeştir... inananlar yani hakikati birlikte arayanlar...

Her namuslu adam daha namuslu bir dünyanın kurulması için bir lağım banyosundan geçmek zorundadır...

iktidardaki sınıflar halihazırı ideal olarak gösterirler... çöken sınıflar geçmişteki bir altın çağdan bahsederler... yükselen sınıflar ise bir ütopya sahibidirler...

Pascal: ‘insan ne melektir ne hayvan... felaket şurada ki melekliğe özendiği zaman hayvanlaşır’

Kalabalık kendi peygamberlerinin farkına varamaz... isa 12 havari yaratabilmişti...

William Blake: ‘Hakikati söyle... bırak yalancı-alçak-hainler senden uzaklaşsınlar’

Karşı olmak kabul etmektir...

Mazisinden utanan ve Avrupalı dostları gücenmesin diye hazinelerini gübre ile saklayan gafil bir çocuktur Türk aydını...

Yobaz yolun başında teslim olan sorumluluklarını bir kiliseye tevdi eden insandır... gördüğü ilk pırıltıyı güneş sanır...

ibni Sina: ‘idrak edemediğini idrak eden idrak etmiştir’

Türkiye’de sağ-sol yoktur... dürüst olan ve olmayan insanlar vardır...

Hiçbir hakikat kendi insanımız tarafından söylenince itibar kazanmıyor...

Ebedi ve ilahi hakikattir... güneş doğunca yıldızlar söner...

Kerpiçle Süleymaniye kurulmaz...

Hatibi yaratan dinleyicileridir... peygamberlerin havarileri ve sahabeleri vardı...

Hayali ve ciddi menfaatler, hayali ve ciddi hesaplar yolunu kesiyor dostluğun...

Vakit geçmiyor diye şikayet ederiz... neyin geçmesini istiyoruz? hayatın... ve hepimiz ölümden korkarız....

Yayılmak ıstırap çekmektir... ne kadar çok insan seversen o kadar ıstırap alanın genişler...