taksim gezi parkı olayları – Muhalif Sözlük
arkadaşlarımla katıldığım, hem beşiktaş'ta hem taksim'de tomalara karşı 5 gün geceli gündüzlü direndiğimiz, dün geceyi polisleri ve provokatörleri tamamen püskürttükten sonra gezi parkı'nda geçirerek devam ettiğimiz direniş.

o değil de ne güzel yer oldu taksim yahu? arındırılmış bölge, otorite yok, kontrol yok. bedava kitap var, düşünen, üreten, yaratan gençler var, birtakım orospu çocuklarının muhtemelen inceden taciz etmek için hâlâ bıkmadan usanmadan biber gazı atması durumunda talcid'li su, limon ve vicks ile koşan sıhhiye gönüllüleri, çöpler için sürekli dolaşan gönüllüler, yağmur yağınca uyku tulumunu açıp 6 kişiye tente yapan gençler... hep öyle kalsın orası, gider yaşarım. matrix'ten çıkıp zion'da bir gece geçirmiş gibi hissettim kendimi. tüm direnişçilere selâm olsun, fırsat buldukça kitaplar, gıda maddeleri, gaz (toz) maskeleri ve tıbbi malzemeyle uğrayıp ortak işlere katılmak niyetindeyim elimden geldiği kadar.

Beşiktaş çarşı'da gözümde deniz gözlüğü(u: gazdan korunmak için), boynumda Gs atkısı; 'Beşiktaş seninle ölmeye geldik' diye bağırıyorum! Direnişin boyutunu sen düşün arkadaş. evde tutulduğu için, yılbaşı gecelerinden daha büyük kalabalığa rağmen, kadınlar tek bir tacizle karşılaşmadı.. içkinin dibine vuruluyor ve tek bir kavga yok. bugün kandil diye içmeyecek olmaları daha bir takdire şayan.

çarşı'yı ayrıca tebrik ediyorum. çok güzel bi strateji izlediler. ben genelde beşiktaşta çatıştım çarşı'dan arkadaşlarımla birlikte. strateji şuydu: milleti semte yani beşiktaş'a toplayıp polisleri gezi parkından üstümüze doğru beşiktaş'a çekmek, polislerin beşiktaş'a inmesini sağlamak, gezi parkını rahatlatmak. bu tuttu. bütün polisler aşağı indi, meydan boş kalınca halk gezi parkını tamamen doldurdu, ev haline getirdi.

ayrıca; Akaretler'de gece yarısı iki polis grubu arasında sıkıştığımızda bize kapısını açan, evine alan kız; sen ne güzel bi insansın...

not: hala ülkücülerin ''toplu'' olarak sokağa çıkmaması taraftarıyım!

(bkz:semt-i müdafaa)