topluluk içinde yabancı dilde konuşmak – Muhalif Sözlük
ibneliktir

yıllarını yurtdışında geçiren gazi yaşargil egzersiz sözcüğünü kullanırken o an aklına türkçesi gelmediği için af dileyip ar ederken, yurtdışına yeni açılmış unisex zibidilerin ağız hidroliğini patlatıp çeneyi yaylandırarak az oldu ingiliz, olmadı amerikan, hiç olmadı almanya'ya işçi olarak gidip dönüşte bakkal tükkanı açan remzinin aksanına bağladığı olay.

ha bir de "siz nasıl diyor", "türkçesi neydi" triplerine giren kepçük ağızların icraa ettiği makam.
doğuda sık rastlanan sktrboktan durum. karşında iki öküz, laf anlatmaya çalışıyorsundur ve bir zaman sonra birbirlerine dönüp kendi dillerinde(kürtçe, zazaca vb) dil ile konuşmaya başlayıp durumu tartışmaları, sizi sklememeleri durumudur. o sırada o dilden anlamayan siz, öylece etrafa bakınıp konuşmanın bitmesini ve size bir şeyler söylemelerini beklersiniz.

(bkz:ne diyon amk?)
bazen muaşeret adabına uymayan, bazen herhangi bir mahzuru olmayan bir fiil.

aklımda kaldığı kadarıyla bu konuda dini bir hüküm var, üç kişiden meydana gelen bir toplulukta iki kişinin (üçüncüyü dışlayarak) aralarında fısıldaşarak konuşması, anlamadığı dilde konuşması veya anlamayacağı şekilde konuşması hoş karşılanmıyor. ancak dört veya daha fazla kişi varsa mahzurlu sayılmıyor.

eğer yüksek sesle konuşarak başkalarını rahatsız etmiyorsanız, kalabalık bir ortamda, sokakta, otobüste istediğiniz dilde konuşursunuz. kimse anlamıyor nasılsa diye bağıra çağıra konuşmak ise görgüsüzlüktür. eğer bir mecliste iseniz, yani bir arkadaş grubu vs. bilhassa toplanmış, tesadüfen o an için orada olmayan ve birbirlerini muhatap alan insanlardan oluşan bir grup içindeyseniz, duruma göre değişir.

bir de orada bulunan insanların aleyhinde yabancı dilde konuşmak, hakaret etmek, alay etmek var; yüzüne karşı arkasından konuşmak tarzında. ayıptır. anlayana...