üstü mekke altı paris – Muhalif Sözlük
bütün seçkinliklerini, biricikliklerini soyunup başlarında bir kumaş parçası ile kalabalığa karışıp, kalabalık olanlar onlar..

şuh adımlarıyla zînetlerinı saçan ve kurtların inmeğe tenezzül etmedikleri sokaklarda zînetlerini kuşlara yem edenler onlar..

evlerinin mahremiyetinden boşanmış bedenlerini, sokaklara ve şuuraltlarındaki fetişlerine sunanlar onlar...

yalanı yanıltmayı başaramamış olanlar, yalanı başlarına bir kumaş parçası halinde bir zillet nişânesi olarak taşıyanlar onlar...

hakikatte bir metrekare bez parçası değildi o bahse konu alâmet, lakin başka birşeymiş gibi de davranmayanlar onlar..

oysa...

onlar başlarını örtenler, örtünenler değil...

örtünenler başlarındaki örtünün sır dolu nimetlerini bilenlerdir, sır dolu nimetlerinin bereketini bilenlerdir.


örtünenler, örtünmeyi seçenler değil, "örtünmeğe seçildiğini" bilenlerdir...

suffiyun, dramatik ama saklı bir derdimizi başlığa taşımış, iyi de yapmış..

uzunca zamandır başörtüsü ülkemizde ilahiyatın değil, sosyolojinin ve siyasetin bir argümanı hâline gelmiştir, acıdır.. bu başlık bunun teyididir...