aday bolluğu bakımından geçmiş kurultaylardan farklı olmakla beraber esas yarışın koray aydın ile devlet bahçeli arasında geçmesi (u: aday adaylarının kurultay adayı olabilmeleri için en az 40 delegenin imzası gerekiyormuş) muhtemel kurultay.
değişim,öze dönüş gibi söylemlerle yola çıkıp arkasındaki medya,değişimci ve "eski" ülkücü desteğiyle ciddi bir kamuoyu oluşturan koray aydın ile balgat'ın etrafını kalın duvarlarla örüp iç dinamiklerin ve gençlerin desteğiyle soğuk kanlı bir duruş sergileyen devlet bahçeli arasında geçecek kurultay.
taraftar bazında her iki cepheninde birbirlerine ağır ithamlar sarfettikleri yalnız bu çirkin cepheleşmenin koray aydın ve devlet bahçeli düzeyinde yaşanmadığı kurultay.
hareketin kendisine ayna tutmasını sağlayacak kurultaydır fakat ülkücü hareket'in siyasi mecrasında farklı zikzaklar çizen her devrin ganimetçilerinin koray aydın'ın arkasına saklanıp kaybettikleri mevzileri tekrar kazanmak adına devlet bey'in şahsına saldırmaları bir yavşaklık resitalidir. bunun yanında mevcut mevzilerini korumak ve kendine yeni mevziler açmak için lider'in silahşörlüğüne soyunup harekete emeği geçen insanlara hakaret etmekte ülkücü adapla bağdaşmaz.
kardeşten öte bildiğim koray aydın taraftarı bir dostum geçtiğimiz gün şöyle bir mesaj attı "bıyıklarımızı saldık,gocuklarımızı çektik,beyaz çoraplarımızı giydik geliyoruz,kalkın ulan babamızın koltuğundan!" bende cevaben "sinek kaydı traş olduk,rugan ayakkabılarımızı giydik,kravatlarımızı taktık bekliyoruz efendim!" gibi bir karşı mesaj gönderdim. içlerinde türlü türlü kinayeler olan bu mesajlar bence kurultay öncesi ülkücü hareket'in içine düştüğü tavır paradokslarını gösteriyor.
değişim,öze dönüş gibi söylemlerle yola çıkıp arkasındaki medya,değişimci ve "eski" ülkücü desteğiyle ciddi bir kamuoyu oluşturan koray aydın ile balgat'ın etrafını kalın duvarlarla örüp iç dinamiklerin ve gençlerin desteğiyle soğuk kanlı bir duruş sergileyen devlet bahçeli arasında geçecek kurultay.
taraftar bazında her iki cepheninde birbirlerine ağır ithamlar sarfettikleri yalnız bu çirkin cepheleşmenin koray aydın ve devlet bahçeli düzeyinde yaşanmadığı kurultay.
hareketin kendisine ayna tutmasını sağlayacak kurultaydır fakat ülkücü hareket'in siyasi mecrasında farklı zikzaklar çizen her devrin ganimetçilerinin koray aydın'ın arkasına saklanıp kaybettikleri mevzileri tekrar kazanmak adına devlet bey'in şahsına saldırmaları bir yavşaklık resitalidir. bunun yanında mevcut mevzilerini korumak ve kendine yeni mevziler açmak için lider'in silahşörlüğüne soyunup harekete emeği geçen insanlara hakaret etmekte ülkücü adapla bağdaşmaz.
kardeşten öte bildiğim koray aydın taraftarı bir dostum geçtiğimiz gün şöyle bir mesaj attı "bıyıklarımızı saldık,gocuklarımızı çektik,beyaz çoraplarımızı giydik geliyoruz,kalkın ulan babamızın koltuğundan!" bende cevaben "sinek kaydı traş olduk,rugan ayakkabılarımızı giydik,kravatlarımızı taktık bekliyoruz efendim!" gibi bir karşı mesaj gönderdim. içlerinde türlü türlü kinayeler olan bu mesajlar bence kurultay öncesi ülkücü hareket'in içine düştüğü tavır paradokslarını gösteriyor.