---------------hikayeleştirme---------------
''Gecenin eşsiz güzelliği o gün Allahı zikir ile meşguldü. Binlerce melek o gün yaratılmışların en şereflilerini Allaha ibadete çağırıyordu. Bir emir ile iki büklüm olan yeryüzü Allahın rahmetinden şükre ile kıvrım kıvrılıyordu. O gün Allahın bahşettiği o rehberin yeryüzüne indirilişinin günüydü.
Yavaş yavaş, ev dolmaya başlamıştı. Urumçide o gün çoğu evde olduğu gibi bu evde de kadınlar bir araya gelmiş Allahın şerefli kitabını dünyaya duyuracaklardı. Tatlılar sunuldu ve yenildi. Ardından herkes yere oturdu ve bir Kur-anı Kerim açtı en ortaya oturan kadın.
Yazık ki, ezanların insanları bağıra bağıra ibadete çağırdığı yerlerde insanlar bir gün de olsa, bir saat de olsa Allahı anmaya iştirak etmezken; ezanların sustuğu, kur-anların yasak olduğu yerlerde onlarca insan Allahın insanlara bahşettiği o eşsiz kitabı okumaya koyulmuştu. Gözleri hafif çekik tarihin ihtişamından güzelliğini almış Türk kadını kendisini Allaha teslim etmiş şekilde etrafındaki diğer Türk kadınlara Kur-an okumaya koyulmuştu. Bir peygamber geleneği olan, adeta Cebrail (a.s)in; son yalvaç âlemlerin yaratılma sebebi Muhammed Mustafa (s.a.v) hazretlerine Kur-an okuyuşunu andırıyordu. Her şey sustu tek bir ses yankılandı:
Bismillahirahmanirahim. (Allahın adı ile başlarım), innâ enzelnâhü fî leyletil kadr (Doğrusu Biz, onu Kadr gecesinde indirdik ) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? ) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr Kadr gecesi; bin aydan daha hayırlıdır ) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min külli emr (Melekler ve Rûh, o gece Rablarının izniyle her iş için iner de iner ) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr. (O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selâmettir )
Meleklerin bile katıldığı bu ziyafeti bölmek isteyenler, şeytanın ve zulmün köpekliğini yapanlar elbette ki vardı. Kapı kırılmak istenircesine çaldı önce. Akıbetin farkında olanlar Kur-anı daha da kalplerine yaklaştırarak devam ettiler okumaya. Ama o gün şahadetleri Allah tarafından gönüllere yerleşmişti. iki elin parmaklarını geçmeyen üstelik kadın olanlara karşı yüzlerce eli silahlı çinli kapıyı kırarak girdi içeri. Suçları belliydi ve mahkeme çoktan görülmüştü. çünkü onlar hem Müslüman hem de tarihleri boyunca batıya geçmelerini engelleyen korkularından bütün coğrafyaya setler ördürten ırkın ahfadıydılar. Birileri onları Türk olduklarını unutsalar da birileri Türklüğe kıymet vermeseler de onlar her zaman Türkün farkındaydılar. Elleri titremeden ateş edildi ve namus olmayan soysuzlardan şerefsizce bir kural uygulandı.''
---------------hikayeleştirme---------------
''Gecenin eşsiz güzelliği o gün Allahı zikir ile meşguldü. Binlerce melek o gün yaratılmışların en şereflilerini Allaha ibadete çağırıyordu. Bir emir ile iki büklüm olan yeryüzü Allahın rahmetinden şükre ile kıvrım kıvrılıyordu. O gün Allahın bahşettiği o rehberin yeryüzüne indirilişinin günüydü.
Yavaş yavaş, ev dolmaya başlamıştı. Urumçide o gün çoğu evde olduğu gibi bu evde de kadınlar bir araya gelmiş Allahın şerefli kitabını dünyaya duyuracaklardı. Tatlılar sunuldu ve yenildi. Ardından herkes yere oturdu ve bir Kur-anı Kerim açtı en ortaya oturan kadın.
Yazık ki, ezanların insanları bağıra bağıra ibadete çağırdığı yerlerde insanlar bir gün de olsa, bir saat de olsa Allahı anmaya iştirak etmezken; ezanların sustuğu, kur-anların yasak olduğu yerlerde onlarca insan Allahın insanlara bahşettiği o eşsiz kitabı okumaya koyulmuştu. Gözleri hafif çekik tarihin ihtişamından güzelliğini almış Türk kadını kendisini Allaha teslim etmiş şekilde etrafındaki diğer Türk kadınlara Kur-an okumaya koyulmuştu. Bir peygamber geleneği olan, adeta Cebrail (a.s)in; son yalvaç âlemlerin yaratılma sebebi Muhammed Mustafa (s.a.v) hazretlerine Kur-an okuyuşunu andırıyordu. Her şey sustu tek bir ses yankılandı:
Bismillahirahmanirahim. (Allahın adı ile başlarım), innâ enzelnâhü fî leyletil kadr (Doğrusu Biz, onu Kadr gecesinde indirdik ) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? ) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr Kadr gecesi; bin aydan daha hayırlıdır ) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min külli emr (Melekler ve Rûh, o gece Rablarının izniyle her iş için iner de iner ) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr. (O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selâmettir )
Meleklerin bile katıldığı bu ziyafeti bölmek isteyenler, şeytanın ve zulmün köpekliğini yapanlar elbette ki vardı. Kapı kırılmak istenircesine çaldı önce. Akıbetin farkında olanlar Kur-anı daha da kalplerine yaklaştırarak devam ettiler okumaya. Ama o gün şahadetleri Allah tarafından gönüllere yerleşmişti. iki elin parmaklarını geçmeyen üstelik kadın olanlara karşı yüzlerce eli silahlı çinli kapıyı kırarak girdi içeri. Suçları belliydi ve mahkeme çoktan görülmüştü. çünkü onlar hem Müslüman hem de tarihleri boyunca batıya geçmelerini engelleyen korkularından bütün coğrafyaya setler ördürten ırkın ahfadıydılar. Birileri onları Türk olduklarını unutsalar da birileri Türklüğe kıymet vermeseler de onlar her zaman Türkün farkındaydılar. Elleri titremeden ateş edildi ve namus olmayan soysuzlardan şerefsizce bir kural uygulandı.''
---------------hikayeleştirme---------------