5 şubat gulca katliamı – Muhalif Sözlük
---------------hikayeleştirme---------------

''Gecenin eşsiz güzelliği o gün Allah’ı zikir ile meşguldü. Binlerce melek o gün yaratılmışların en şereflilerini Allah’a ibadete çağırıyordu. Bir emir ile iki büklüm olan yeryüzü Allah’ın rahmetinden şükre ile kıvrım kıvrılıyordu. O gün Allah’ın bahşettiği o rehberin yeryüzüne indirilişinin günüydü.

Yavaş yavaş, ev dolmaya başlamıştı. Urumçi’de o gün çoğu evde olduğu gibi bu evde de kadınlar bir araya gelmiş Allah’ın şerefli kitabını dünyaya duyuracaklardı. Tatlılar sunuldu ve yenildi. Ardından herkes yere oturdu ve bir Kur-an’ı Kerim açtı en ortaya oturan kadın.

Yazık ki, ezanların insanları bağıra bağıra ibadete çağırdığı yerlerde insanlar bir gün de olsa, bir saat de olsa Allah’ı anmaya iştirak etmezken; ezanların sustuğu, kur-an’ların yasak olduğu yerlerde onlarca insan Allah’ın insanlara bahşettiği o eşsiz kitabı okumaya koyulmuştu. Gözleri hafif çekik tarihin ihtişamından güzelliğini almış Türk kadını kendisini Allah’a teslim etmiş şekilde etrafındaki diğer Türk kadınlara Kur-an okumaya koyulmuştu. Bir peygamber geleneği olan, adeta Cebrail (a.s)’in; son yalvaç âlemlerin yaratılma sebebi Muhammed Mustafa (s.a.v) hazretlerine Kur-an okuyuşunu andırıyordu. Her şey sustu tek bir ses yankılandı:

‘’ Bismillahirahmanirahim. (Allah’ın adı ile başlarım), innâ enzelnâhü fî leyletil kadr (Doğrusu Biz, onu Kadr gecesinde indirdik ) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? ) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr Kadr gecesi; bin aydan daha hayırlıdır ) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min külli emr (Melekler ve Rûh, o gece Rablarının izniyle her iş için iner de iner ) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr. (O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selâmettir )’’

Meleklerin bile katıldığı bu ziyafeti bölmek isteyenler, şeytanın ve zulmün köpekliğini yapanlar elbette ki vardı. Kapı kırılmak istenircesine çaldı önce. Akıbetin farkında olanlar Kur-an’ı daha da kalplerine yaklaştırarak devam ettiler okumaya. Ama o gün şahadetleri Allah tarafından gönüllere yerleşmişti. iki elin parmaklarını geçmeyen üstelik kadın olanlara karşı yüzlerce eli silahlı çinli kapıyı kırarak girdi içeri. Suçları belliydi ve mahkeme çoktan görülmüştü. çünkü onlar hem Müslüman hem de tarihleri boyunca batıya geçmelerini engelleyen korkularından bütün coğrafyaya setler ördürten ırkın ahfadıydılar. Birileri onları Türk olduklarını unutsalar da birileri Türklüğe kıymet vermeseler de onlar her zaman Türk’ün farkındaydılar. Elleri titremeden ateş edildi ve namus olmayan soysuzlardan şerefsizce bir kural uygulandı.''

---------------hikayeleştirme---------------
5 şubat 1997'de Doğu Türkistan'ın Gulca eyaletinde, çin Halk Cumhuriyeti'nin marifetiyle gerçekleşen katiamdır.