muhafazakar ve milliyetçilerde sorgulama problemi – Muhalif Sözlük
milliyetçilerde olmaması gerekir.
muhafazakarlığın ise mayasında vardır. muhafazakar yani muhafaza eden, koruyan. muhafazakaR; şu an ki durumunu değiştirmek istemeyen, olduğu gibi kalmaya razı olan manasında olduğu için adam zaten kabullenmiş, sorgulamaz. milliyetçiler kızıl elma ülküsünün peşinde gidiyorlarsa durmaz, durumunu korumaz hep ilerler, yenilenir, gelişir. muhafazakarlıkla zıttır.
türk milliyetçileri'nin belkide bugün "sorun" olarak görülen bütün aksayan yanlarının temelinde yatan problemdir. yanlış konumlandırılan bir lider-teşkilat-doktrin algısı,sloganlara gömülen fikirler son yüzyıla iki büyük (u: milli mücadele-türkiye,ülkücü hareket-mhp) aksiyon sığdıran türk milliyetçilerini bugünkü sığ alanına hapsetmiştir. çünkü türk milliyetçileri sorgulamayan,düşünmeyen,üretmeyen sadece bir siyasi partiye oy vermesi gereken kişiler olarak görülmüştür. işin tuhaf tarafı türk milliyetçileri bu görüntüden rahatsız değildir. her sorunu "böyüklere" havale etmekte o böyüklerde sorunları kaset skandallarından öğrendiğimiz kadarıyla yatak odalarında çözmeye çalışmaktadır.

geçmişte teşkilat içerisinde belli konumlarda bulunuduğum dönemlerde her seminere şöyle başlardım ; "türk milliyetçiliği fikir sistemi mensuplarından düşünen,sorgulayan bireyler olmasını ister.şimdi sormak veyahut belirtmek istediğiniz herhangi bir konu veya görüş var mı?"... (u: var ise dinlemesi gereken konuşurdu) (u: bana kimse malesef bunu söylemedi)
aslında tüm insanlık için genel, ciddi ve aşılması sancılı olan bir problemdir. breakpoint diyor ya gavurlar, o gerekiyor tam olarak. insanın inandığı, yüceleştirdiği, rol model gördüğü fikir, felsefe, şahıs vb. hakkında sorgulamaya gidebilmesi çok kolay olmayabiliyor, işte asıl mesele bu. bence burada cemil meriç'in hakikate yönelik algısı çok mantıklı. fikri, idraki ne olursa olsun onu mutlak hakikat olarak gören bir insan, hapsediyor kendisini. özgürlük önce zihinde başlar, orada yoksa gerisi hikaye.

---------------jurnal---------------
Hakikat o kadar çirkin mi? Neden süprüntü kutularından tedarik ettiğiniz paçavralarla sarıp sarmalıyorsunuz? Yalan daima asil değil ki? Donmuş ruhunuz. Ne ümidin sıcaklığı ne sevginin alevi Sibirya'da vahalar yaratabilir. Derinlere inmeyen bir tecessüs; kumları avuçları ile iten toprağın bağrındaki coşkun sulara inmeyen çölde artezyen fışkırtamayan fışkırtmak istemeyen ürkek mecalsiz hasta bir tecessüs. Kurumuş bir deve dikenine benziyor ruhunuz rüzgarların sürüklediği bir deve dikeni... Yapraklarınız dağılmış çiçekleriniz dökülmüş meyveniz yok. Bir ağaç ikeleti ruhunuz. bulmaktan korkarak arıyorsunuz. Neyi? Akmayan bir çeşmeye benziyor ruhunuz. Hoyrat eller musluğunu bile sökmüşler. Kitabesi? Kitabesi silinmiş. Kanatları yok ruhumuzun. Galiba kanatsız doğmuş. Yeis kadar şifasız kutuplar gibi.. hayır kutuplara benzer tarafınız yok. Sadece hastasınız. bir çok insanlar gibi insanlık gibi hastasınız. Hayat atılış demek ileriye yeniye maceraya. çamura saplanmış araba. Metrukxamalı kırık ve rengi solmuş. Zindanınızın kapıları açık ama siz hasır bir iskemle kadar o zindanın eşyasından olmuşsunuz. Ve sırtınızda taşıyorsunuz zindanınızı. Yalnız sesiniz yalnız kelime. Uzaklardan gelen ve kime ait bilinmeyen bir ses. Ve bozuk bir plaktan dökülen kelimeler. Hep aynı. Ve gömülmesi unutulmuş bir cenaze kadar sıkıcısınız bazen. Susuzluğu arttıran ve ağızda buruk.. hayır sadece acı sadece kekremsi bir tat bırakan deniz suyu gibi bir şey.
---------------jurnal---------------
günümüzde muhafazakarlık, liberallik ile ruh ikizi ve hatta bizzat kendisi olmaya başladığı için olağandır. malum liberallik ise ''üzümü ye bağını sorma'' mottosu dışına çıkmadığı için, üzümü yemekle meşgulken bağını sormaya hiç girişmemiş veya girişmeyecektir.

milliyetçilerdeki sorunun sebebi ise beyaz şatoda oturanların tamamının karanlık adamlardan başka bir halt olmamasıdır. bu adamların sorgulama gibi bir derdi olmadığı gibi sorgulamanında önüne geçmek için türlü aksiyonlara girişebilirler.