(i: not: bu entry genele cevaptır, buradaki şahıslara değil. çünkü her girdiğim ortamda bu anlatılıyor, doldum ulan! yazmazsam içim içimi yer. o yüzden üstüne alınacak kimse yoktur. sadece eleştirdiğim sözleri sarfeden o zihniyetin şahs-ı manevisi hedef alınmıştır.)
müstakbel bir mahmut esat bozkurt tarzı mufakkih olarak meseleye eğileyim:
sosyolog olarak bakarsam mevzuya; ulvi ve mühim düşüncelerim-tespitlerim toplumda aile müessesesinin devamını-sağlığını-birliğini-temelini korumak adına bu cezayı meşru kılıyor.
türkçü olarak bakacak olursam; islam öncesi türk hukuku olan bozkır töresinde de zinanın suçu oklanarak öldürülmek olup (i: -ki oklanarak öldürülme törede en adi kişilere uygulanan aşağılayıcı bir cezadır-) bu geleneğin yakın geçmişimize ve yoğunluğu azalsa da halen ekmek bıçağı, beylik tabanca, av tüfeği ile devam ettiği görülmektedir. yani halen "namus belasına gardaş verdiğimiz can bizim" modunda takılıyoruz.
psikolog olarak bakarsam; toplumda bu had cezasının uygulanması bir heyecan, bir uyanış -(i: ne bilim)-, bir hassasiyet oluşturur. ama asıl bilinçaltına yerleşecek his "göt korkusu"dur. yani caydırıcı tarafı çok ama çok ağır basıyor.
muallim olarak bakıyorum da çekirdekten yetiştirme ve "ayağınızı denk alın lan" dersleri verilebilir. geleceğimiz için tecavüzcü piçlerin azaldığı, namus kavramının hortladığı bir toplum oluşturulabili(b: ni)r. böylece o eleştirdiğimiz "(b: muhafazakarlık algısı)" tam istikametinde olur.
kadı-mahkeme başkanı-hukuk uygulayıcısı olarak adalet, itibar ve (b: haşmetlülük) propagandası alttan alttan zihinlere sokulur.
ekonomist olarak bakarsam erotic shop pazarı tepetaklak olsa da fuhuş için gidecek olan emek ve hizmetin maddiyatı (u: telefon taksi ücretleri iş bitirme bedeli bahşiş) cepte kalacak. bu marjinal fayda da zarardan fazla.
şimdi gelelim işin dini boyutuna ve mufakkih olarak mevzuya dalalım:
(u: mukaddime)
kütüb-i sitte'de yer alan hadislere bir sunni-maturidi-hanefi (u: her ne kadar gelenekten ve kökten kızılbaş ama akaid olarak asimile olsam da) olarak inanırım ve güvenirim. önceliğim her zaman buhari ve müslim'in sahihlerinden yana olmuştur. (b: erkam yayınları)'ndan çıkmışriyaz-üs-salihin'in 8 cildini de okumuş ve imam nevevi'yi de bu konuda ebedi genel başkanım olarak seven ve teşkilatında seve seve hizmet eden biriyim ama muhaddis değilim! bir mufakkih de mevzuyu yorumlarken mezhebindeki kaynak sıralamasına göre hareket eder. (bunların da sırasını ittihat terakki reis (u: yukarıda) yazmış).
meşrep ve âdâb gereği zayıf hadislerde bile "(i: yalavaç efendimiz'e aidiyet bulunabilir)" diye araştırma yapar eğer genel görüş ve cumhur'un da ittifakına muhalif değilse "sened"e hürmet gösteririm. bu da şamanist atalarımın islam'a girdikten sonra mübarek büyüklerce her dokunulan veya kullanılan nesneye kutsallık atfetme geleneğinden olsa gerektir, yani genetik bişi... klasik anadolu çocuğu tepkisi verebilirim.
yalnız;
bu konuda başbuğum imam nevevi'nin recm konusundaki yorumunu fıkıh konusunda aynen (b: copy-paste) ederim. moğol atalarımı dize getiren ve ortadoğu'da putinvari takılan baybars'ın teklifini ilim adamlığına ve delikanlılığa yaraşır biçimde reddeden ve doğruları çekinmeden söyleyen, bir adım da geri atmayan bu yüzden yusufiyeli olan ve işkencelere maruz kalmış başbuğuma güvenmek ve inanmak konusunda cumhur'un yanındayım.
yani, her hükmü ve kaideyi kitap(u: kur'an)ta arama ve eğer orda yoksa gerisini inkar etme yanlışına düşen serserileri zerre kadar kaale almam, gördüğüm yerde de ağzını burnunu dağıtırım (u: adam olun lan). sünnet'siz, peygambersiz islam'ı savunan dangalakları da bu yüzden devrimden sonra (b: kesilecekler) başlığında ikinci istiklal mahkemeleri müstakbel reisi olarak listenin baş kısmına oturtmuşumdur, o günleri iple çekmekteyim.
---
şimdi efendimiz zamanında birkaç kez vuku bulmuş -(i: ki hepsi hadislerde mevcuttur)- bu had cezasını ondan sonra sırayla hulefa-i raşidin de uygulamışsa!, ve mezhep imamlarımız-kaynaklarımız da (u: fıkh-u ekber'i bitirmiş ve feteva-yı hindiyye'nin önemli başlıklarını çalışmış biriyim) bu konuda bu uygulamayı sürdürmüşlerse!; bu yeni yetme reformist hareketler nola ki? (u: ayn mim)
tevatürle gelen çoğu şeye inanmak ve güvenmek için hepimiz balıklama atlıyorken, hz. ömer'in hassas sözü için bu kadar efkara bağlamanın sebeb-i hikmeti nedir?
recmin uygulanması için 4 ikrar veya 4 şahid gerekir (u: çok kolay demi)! devletin evvela dar'ul islam olması, hukukunun da islam şeriatı olması gerekmektedir! yalnızca müslümanlara ve anlaşma ile tabi kılınmış gayr-i müslimlere uygulanır! bekara ayrı, evliye ayrı ceza vardır! temyiz kudreti ve eda kudreti aranır! cebir ve tehdit var mıdır, bakılır! fasit nikah mıdır, sıhhat şartları tam mıdır, şahitler neden yan çızmış, taraflar mevzunun farkında felan mı; incelenir!
yani bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen ne ise onu yapacaksın! hüküm resulullah'ındır, o'na bu hakkı veren allah'dır! o uygulamış, hz. ebubekir-i "sıddık" uygulamış, adalet abidesi hz. ömer işin ciddiyetine ne denli kelam etmiş, hz. ali taşlamada saf ve nizami düsturu getirmiş, (u: islamoğlu dangalağı emevi zihniyeti der tüm bunlara) yani tüm bunlar olmuş...
ee,
- (i: "ilk taşı günahsız olanınız atsın"cıyız biz hacı...)
yürü git lan!
müstakbel bir mahmut esat bozkurt tarzı mufakkih olarak meseleye eğileyim:
sosyolog olarak bakarsam mevzuya; ulvi ve mühim düşüncelerim-tespitlerim toplumda aile müessesesinin devamını-sağlığını-birliğini-temelini korumak adına bu cezayı meşru kılıyor.
türkçü olarak bakacak olursam; islam öncesi türk hukuku olan bozkır töresinde de zinanın suçu oklanarak öldürülmek olup (i: -ki oklanarak öldürülme törede en adi kişilere uygulanan aşağılayıcı bir cezadır-) bu geleneğin yakın geçmişimize ve yoğunluğu azalsa da halen ekmek bıçağı, beylik tabanca, av tüfeği ile devam ettiği görülmektedir. yani halen "namus belasına gardaş verdiğimiz can bizim" modunda takılıyoruz.
psikolog olarak bakarsam; toplumda bu had cezasının uygulanması bir heyecan, bir uyanış -(i: ne bilim)-, bir hassasiyet oluşturur. ama asıl bilinçaltına yerleşecek his "göt korkusu"dur. yani caydırıcı tarafı çok ama çok ağır basıyor.
muallim olarak bakıyorum da çekirdekten yetiştirme ve "ayağınızı denk alın lan" dersleri verilebilir. geleceğimiz için tecavüzcü piçlerin azaldığı, namus kavramının hortladığı bir toplum oluşturulabili(b: ni)r. böylece o eleştirdiğimiz "(b: muhafazakarlık algısı)" tam istikametinde olur.
kadı-mahkeme başkanı-hukuk uygulayıcısı olarak adalet, itibar ve (b: haşmetlülük) propagandası alttan alttan zihinlere sokulur.
ekonomist olarak bakarsam erotic shop pazarı tepetaklak olsa da fuhuş için gidecek olan emek ve hizmetin maddiyatı (u: telefon taksi ücretleri iş bitirme bedeli bahşiş) cepte kalacak. bu marjinal fayda da zarardan fazla.
şimdi gelelim işin dini boyutuna ve mufakkih olarak mevzuya dalalım:
(u: mukaddime)
kütüb-i sitte'de yer alan hadislere bir sunni-maturidi-hanefi (u: her ne kadar gelenekten ve kökten kızılbaş ama akaid olarak asimile olsam da) olarak inanırım ve güvenirim. önceliğim her zaman buhari ve müslim'in sahihlerinden yana olmuştur. (b: erkam yayınları)'ndan çıkmışriyaz-üs-salihin'in 8 cildini de okumuş ve imam nevevi'yi de bu konuda ebedi genel başkanım olarak seven ve teşkilatında seve seve hizmet eden biriyim ama muhaddis değilim! bir mufakkih de mevzuyu yorumlarken mezhebindeki kaynak sıralamasına göre hareket eder. (bunların da sırasını ittihat terakki reis (u: yukarıda) yazmış).
meşrep ve âdâb gereği zayıf hadislerde bile "(i: yalavaç efendimiz'e aidiyet bulunabilir)" diye araştırma yapar eğer genel görüş ve cumhur'un da ittifakına muhalif değilse "sened"e hürmet gösteririm. bu da şamanist atalarımın islam'a girdikten sonra mübarek büyüklerce her dokunulan veya kullanılan nesneye kutsallık atfetme geleneğinden olsa gerektir, yani genetik bişi... klasik anadolu çocuğu tepkisi verebilirim.
yalnız;
bu konuda başbuğum imam nevevi'nin recm konusundaki yorumunu fıkıh konusunda aynen (b: copy-paste) ederim. moğol atalarımı dize getiren ve ortadoğu'da putinvari takılan baybars'ın teklifini ilim adamlığına ve delikanlılığa yaraşır biçimde reddeden ve doğruları çekinmeden söyleyen, bir adım da geri atmayan bu yüzden yusufiyeli olan ve işkencelere maruz kalmış başbuğuma güvenmek ve inanmak konusunda cumhur'un yanındayım.
yani, her hükmü ve kaideyi kitap(u: kur'an)ta arama ve eğer orda yoksa gerisini inkar etme yanlışına düşen serserileri zerre kadar kaale almam, gördüğüm yerde de ağzını burnunu dağıtırım (u: adam olun lan). sünnet'siz, peygambersiz islam'ı savunan dangalakları da bu yüzden devrimden sonra (b: kesilecekler) başlığında ikinci istiklal mahkemeleri müstakbel reisi olarak listenin baş kısmına oturtmuşumdur, o günleri iple çekmekteyim.
---
şimdi efendimiz zamanında birkaç kez vuku bulmuş -(i: ki hepsi hadislerde mevcuttur)- bu had cezasını ondan sonra sırayla hulefa-i raşidin de uygulamışsa!, ve mezhep imamlarımız-kaynaklarımız da (u: fıkh-u ekber'i bitirmiş ve feteva-yı hindiyye'nin önemli başlıklarını çalışmış biriyim) bu konuda bu uygulamayı sürdürmüşlerse!; bu yeni yetme reformist hareketler nola ki? (u: ayn mim)
tevatürle gelen çoğu şeye inanmak ve güvenmek için hepimiz balıklama atlıyorken, hz. ömer'in hassas sözü için bu kadar efkara bağlamanın sebeb-i hikmeti nedir?
recmin uygulanması için 4 ikrar veya 4 şahid gerekir (u: çok kolay demi)! devletin evvela dar'ul islam olması, hukukunun da islam şeriatı olması gerekmektedir! yalnızca müslümanlara ve anlaşma ile tabi kılınmış gayr-i müslimlere uygulanır! bekara ayrı, evliye ayrı ceza vardır! temyiz kudreti ve eda kudreti aranır! cebir ve tehdit var mıdır, bakılır! fasit nikah mıdır, sıhhat şartları tam mıdır, şahitler neden yan çızmış, taraflar mevzunun farkında felan mı; incelenir!
yani bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen ne ise onu yapacaksın! hüküm resulullah'ındır, o'na bu hakkı veren allah'dır! o uygulamış, hz. ebubekir-i "sıddık" uygulamış, adalet abidesi hz. ömer işin ciddiyetine ne denli kelam etmiş, hz. ali taşlamada saf ve nizami düsturu getirmiş, (u: islamoğlu dangalağı emevi zihniyeti der tüm bunlara) yani tüm bunlar olmuş...
ee,
- (i: "ilk taşı günahsız olanınız atsın"cıyız biz hacı...)
yürü git lan!