sözlükte dini tartışmalar – Muhalif Sözlük
hangi akl-ı evvel demiş tartışılmaz deyû?
imam-ı azam'ın meclislerinde allah'ın varlığı tartışılırdı.. mezhep imamları allah'ın yarattığı aciz insanlar değil miydi ki, aklettiler? allah'ım sen aklımıza mukayyet ol.. kaldı ki peygamber'in hadisleri bile tartışılır.. imam malik tartışırdı mesela.. sahabe de tartışırdı.. offf. neyse. iki omuzlarının üzerinde taşıyıp durdukları kellelerinin içinde bir akıl taşıdığına inanmayanla neyi konuşacağız ki!..
mezhepler, allah'ın gönderdiği dinde akıl oynatan fakihlerin izlenmesi yoluyla ortaya çıkmıştır, faydalı da olmuştur. öyle peygamberden geldi yok, her çağın yeni durumları ortaya çıkar ve bu da fıkıh alanında yenilenme, genişleme ihtiyacı doğurur. peygamber kendi zamanı için gereken fıkhi meseleleri izaha kavuşturmuşsa da, ondan sonraki süreçte farklı farklı sorularla baş başa kalan insanlık, bu alanda akıl yürütmesine itibar edilen insanların söylediklerine uymuştur. ortada da tartışılan bir din yok, bir dinin özü değil, harici etkenleri tartışılır. hiç değilse bu konu bununla ilgili. şimdi o (i: hakiki tasavvuf uleması)nın seyyidler silsilesinden oğulları torunları, tarikat sitelerinin forumlarında fetva dağıtmakta. soruyorlar zata, satranç oynamak haram mıdır. aman allahım ne fetvalar, şöyle haramdır böyle haramdır. şimdi kim bu adam, niye akıl yürütüyor allah'ın dini üzerinde? ve ona niye laf yok, yani başkası yürütemez de o niye yürütebiliyor?

dinde statüko yoktur. statükocuların, ağaların, paşaların, efendilerin, sahiplerin yönettiği bir nesne değildir kuran. allah'ın, kulu insana, tek tek her insana gönderdiği, seslendiği, herkesi bizzat muhattap aldığı bir nizamdır. atalarının diniyle iman eden insanları eleştiren kuran, defalarca kez niçin akletmiyorsunuz, ne kadar az düşünüyorsunuz ihtarını yapmaktadır.

çünkü atalarının dinine biat eden nakilciler, kuranda recm ayeti vardı keçi onu yedi o yüzden ayet nesh oldu diyen ibn mace'ye büyük alim muamelesi yaparlar. aynı ibn mace bahsin devamında, keçi mübarek bir hayvandır diye de söze girmektedir. mesela aklın ve mantığın felç olduğu bu noktada insan hiç mi düşünmez ki, allahın ayeti vahydir, kağıt parçasında yazılı olan şey değil, keçi yedi diye nasıl nesh olur?

diye uzayacak, uzayacak ama hiç çözülmeyecek tartışmalardır bunlar. herkes bir yol tutturur ve gider. inanmak burada kilit nokta. insan inançlarını sorgulamaya cesaret ederse, aklını ortaya çıkarırsa, din diye sarıldığı her şeyin, aslında din olan şeyden ne kadar uzak, ne kadar kopuk olduğunun farkına varacaktır. ama bu zor bir hamle..
DiNiN AKıL SAHiPLERiNE iNDiği GERçEğiNE YüZ çEViRiP, BiR TAKıM CAHiL KiMSELERiN HURAFELERi üZERiNDEN DiNi ANLAMAYA VE ANLAMLANDıRMAYA çALışMALARıNA şAşıRıP DAHiL OLDUğUM KONU BAşLıKLARı. "TARTışMAK BiLE ATEşLE OYNAMAK" Mış!!! KiMSE ALLAH'ıN AHKÂMıNı YA DA PEYGAMBERiN MUTEBER BiR SENETLE GELMiş HABERLERiNi TARTışMıYOR.. TARTışıLAN; DiNiN ASıL KAYNAğı iLE ALAKASı OLMAYAN BiR TAKıM TASAVVUF EHLi YA DA ALiM BOZUNTULARıNıN iSLAMıN iLMi DiSiPLiNiNi HiçE SAYARAK HURAFELER üZERiNDEN UYDURDUKLARı DiN ANLAYışıDıR. BU ARKADAşLARA öZELLiKLE iMAM MATURiDi VE iMAM-ı AZAM'ı ANLAMAYA çALışMALARıNı TAVSiYE EDERiM..
sözlüğün renklerinden biri olduğunu düşündüğüm, son dönemde vuku bulmuş tartışmalardır. danyal, marmarabolgesi, kara kemal gibi yazarların başını çektiği konularda bir hüseyin hilmi ışık, bir yaşar nuri öztürk tadı alınmakta. olayı "vay münafık" raddesine getirmeden ele alırsak daha hoş olur tabi. kişisel yorumum, din telakkisi noktasında itidali korumanın, aklı celbeden her şeyi araştırmanın, okumanın, sorgulamanın kesinlikle gerekli ve faydalı olduğu yönünde. ancak itidal ile, bu dini biz keşfetmişiz havasına kapılmadan, her fikre saygı duyup fikir olması hasebiyle değer vererek..