tahsilli vatan evlatları – Muhalif Sözlük
adı,tabiri çok farklı olabilen özü itibariyle yüksek tahsillerini tamamlayıp kariyerli bir meslek erbabı olan veya olma adayı olan türk devleti'ne,türk bayrağı'na,türk vatanı'na sadakat ve sevgiyle bağlı olan dürüst,ahlaklı,namuslu türk kişilerini içine alan tanımdır. eeeee denilebilir,eeesi şu ; kendini bu vasıflarda gören her türk kişisi yaşanılan gelişmeleri dikkatle takip etmeli fakat kariyerlerini,ikballerini,tahsil hayatlarını tehlikeye düşürecek hiçbir fevri harekette bulunmamalıdır. olası bir kan bayramında gözünü kırpmadan kan alacak kan verecek yiğitler türk milleti içerisinde mevcuttur. bu ortamda tanıma uygun kişilerin vazifesi vatan için akıtılacak kanların veyahut yapılacak ve bedeli ödenecek her türlü fedakarlığın boşa gitmemesi için okumak okumak ve yine okumaktır. (u: bu bir itidal çağrısı değildir) (u: uzun vadede fikrin vasıflı,nitelikli kişilere ihtiyacı vardır) (u: bedel ödemesi gerekenler bedel ödeyecektir) (u: tahsilli vatan evlatları için bu bedel sabretmektir)
---------------alıntı---------------
adı,tabiri çok farklı olabilen özü itibariyle yüksek tahsillerini tamamlayıp kariyerli bir meslek erbabı olan veya olma adayı olan türk devleti'ne,türk bayrağı'na,türk vatanı'na sadakat ve sevgiyle bağlı olan dürüst,ahlaklı,namuslu türk kişilerini içine alan tanımdır
---------------alıntı---------------
(bkz:dağdaki çobanın oyu ile benim oyum bir mi demenin yüz faklı yolu)

okumak gerekmez bu vatanı çok sevmek için. yada sen öl ben okudum mantığı kabul edilebilir bir şey değil.

(bkz:anca beraber kanca beraber)
ben ve benim gibi dağdaki çobanların başlarına birşey gelmemesi için üzerilerine titredikleri kişilerdir. memleketin ikballeridir,12 eylül darbesinden sonra koskoca bir nesli kızıl kurşunlara,mamak zindanlarına,kaçak hayatına kaptıran bir fikrin günümüzün toplumsal gelişmeleri ışığında en çok sahip çıkması ve her türlü melanetten koruması gereken kişilerdir.

mantık ; sen ölme,sen okudun mantığıdır... mantık ; ölmesi gerekenler öldüğünde arkalarında adlarını yaşatacak pırıl pırıl bir nesil bırakmak mantığıdır...
meclis hizmetlilerinin yüzde doksanı dört yıllık üniversite mezunu iken. kahve köşelerinde dörtlü yapanların üçü dört yıllık mezun iken, limon satanların çoğu üniversiteli iken okumuşlar için ölmek zamanı bitmiştir. çünkü zaten okumuş olma durumu kurtuluş savaşından çıktığımız durum gibi değildir. artık bu kendini hakir görme başkası için yaşama 'biat etme ' kafasından çıkıp ülkem için vatanım için 'ben' ne yapabilirim ölmek dışında bunu düşünmek lazımdır. vatan köyünden çıkan bir çobana ihtiyaç duyacağı gibi üniversiteliye de ihtiyaç duyar. ama vatan biat mantığından çok yeni taze fikirlere ihtiyaç duyar. eski türk filmlerinden aşina olduğumuz 'kara murat benim ' şimdi ki zamanın ihtiyacı değil. şimdiki zamanın ihtiyacı hadislerde de olduğu gibi 'zamanının silahlarıyla, düşmanlarının silahlarıyla savaşma' zamanıdır. kendini aşağı görme zamanı değildir.
2 kez bir bakanliktan, 1 kez bir mustesarliktan, 2 kez de en guclu cemaatten vakti zamaninda cagri.. Ayni zamanda devlet gorevlisi ailenin de referansa tavsiye etmek icin mevcut karakterin torpulenmesi hakkindaki uyarilar..

Belki simdi coluk cocugum olmayacakti ama diplomat, savci, hakim, uzman felan olacaktim.. Cagdaslarim arasinda en sivrileni de bendim..

En baslarda tamam diye dusundum. şiilerin takıyyesini yaparim. Kopru-ayi-dayi permutasyonu felan.. Sonra baktim ki bu meslekleri elde etmek bisey degil. Makam-mevki icin de illa bu gruplarin yolunda-yaninda-sozu dogrultusunda olunacak.. illa got yalancak, yikama yaglama olacak yani! Gudulmeye eyvallah cekilecek!

Ne anladim o isten?

Sikerim dedim yoluma baktim..

Durmus hocaoglu'na cok yakin arkadasima sormustum. Onun bu kapasitesine bu dssagina ragmen neden prof unvani yok diye. "kic yalamadigi icin" demisti. Sonra da merhum hocam bunu ima ederek birgun aynen soyle dedi:

-benim sitemdeki makalelerimi eseleyip sallasan bircok y.lisans ogrencisine bitirme tezi, kirintilardan kac tane doktora tezi, profesorluk icin saglam arguman cikar.. Ne gerek var ki titre?

Kararimi vermistim Zaten ama o zamandan sonra pekistirdim bu dusuncemi, geri adim yoktu. Memleket sikilirken prof olacaaamisim, anayasa mahkemesine gireceemisim.. Sikerim dedim.. Evet bi daha yazdim "sikerim"i.. Simdi oldu 3. Anlamaniz icin vurgu yani bu! Aynen oyle dedim, ozet gectim.. zaten tonla hukuk okumus ve ayni meslekleri yapan milliyetci gencler elbet vardir.

Onlar 5 dil bilmese de, konservatuar egitimi almasa da, hizli kitap okuyamasa da, yorum ve analiz gucleri benimkine cok yetisemese de, benim kadar cekirdekten devlet terbiyesi almasalar da, bircok etnigi-yoreyi-ulkeyi-milleto benim kadar tanimasalar da.. Var yani..

Taviz taviz taviz.. Sonra ruha islerse, Ne zaman aslan kesilebilir ki insan..

Prof unvani olmayan adnan islamogullari, showmen ozcan yeniceri'den daha entel ve daha derun degil mi ilimlerde? Doktora yapacak arkadasim bile turk hukuk tarihi alaninda daha 2dersini verip de mezun olamamis benden yardim aliyor..

Hayir efendim.. Kendisinin iyi niyeti ve fedakarca tavsiyesine ragmen; Karabudunlu'nun -idrak, analiz ve yorum gucu bir kenara- idealizmine ve sadakatine sadece "hazir asker" muamelesi yapilamaz. Bizim yani bu tahsillilerin avantaji matematik zekasina veya pratigine sahip olmak, soru cozme yontemlerini bilmekti. (gerci simdi bende bunlar da kalmadi) ama ne alakasi var ki idarede bulunacak o altin kadronun tahsille...

Yan dal yetmeyip ustune bi daha baska bolum okuyup da 3 fakulte bitirip hala okuz veya koyun kalan bu ulkede hic az degil. Hukuk fakultesindeki o kurulu robot surusunun siktigim akil kalibina karabudunlu reisin bilgi ve yorum gucunden daha fazla deger vermek; terbiyesizligin de, adaletsizligin de en dik alasi olur!

Tahsilli vatan gencleri genel seviyeden biraz ustte olsunlar ve tahsilleri icin ideal vasat vatandas modeli olduklarinin bilincini kavrasinlar yeter. Fazlasi gercekten haksizlik! Bunu da ilahiyatcilara, tarihcilere, egitim bilimlerinde okuyan elemanlarin sinavlarina yardimci olan hukukcu ben(ego) diyorum!
artık okul bitirmek yetmiyor dünya sürekli değişiyor. öneğin; bilişim sektöründeyim alakasız bir bölüm bitirdiğim halde ürün satın alan müşteri iki gün sonra arıyor 14 mega piksel kameralı ürün çıkmış ben bu ürünün üzerine para koyup onu alacağım diyor sürekli yenilik istiyor insanlar bu savaş sektöründe de böyle sermaye son 20 yıldır orta doğuya kayıyor global sermaye diyorlar ya o işte. gün geçtikçe terör saldırıları da değişiyor artık vur kaç çapraz ateş saldırıları ya da araç bombalama çok kırsal bölgede olmaması durumunda yapılmıyor kitle imha silahları vardı eskiden şimdi kitleler silah olarak kullanılıyor. altını çizerek belirtmek gerekiyor ki hükumet bdp heyetini karadeniz bölgesine gönderme amacı hem ordaki oy potansiyelini korumak hemde benim barış şartlarım bu şekilde kabul ediyorsanız ne ala yoksa karşınızda karadeniz de olduğu gibi bir halk ayaklanması oluşturacak potansiyel var haberiniz olsun mesajını vermekti sonuç karadeniz'de kitleler ayaklandı bugün diyarbakır'da bdp de aynı silahı kullandı. illede barış ve demokratik özerlik ayrıca apo da dışarı çıksın mantığını yayarak afişler hazırlayarak mesajı verdi ki bu durum geçen yıl tunus, mısır, libya şu anda da suriye'yi ne hale getirdi bu çok açık bir fotoğraf olarak çıkıyor karşımıza. şunu anlatmaya çalışıyorum geçen yıllarda hükümetin önde gelenleri komşu ülkeler için bizi hep çevremizdeki ülkeleri öcü diyerek korkuttular demedi mi? şimdi hepsi öcü oldu ırak'tan eli kolunu sallayan uçaksavarlarla içeri giriyor. iran dost mu düşman mı bilen ayağını 65 cm öne atsın canım bir adım öne çıksın işte! suriye ordu kapısına dayanana kadar teröre yataklık etmiyor muydu? yunanistan sınıra hendek kazmaya başlamıştı 2 yıl önce öyle üç beş metre değil 120 km milyon dolarlık silah anlaşması imzalamış bu yoklukta ulan kankaysak o silahlar ne oluyor! bir söz var günün anlam ve önemine dair geçti bizden geçti bizden zevk-i sefa geçti bizden mertler için köprü olduk namertler de geçti bizden! evet okumak mutlak anlamda önemli insanı güçlü kılan en önemli değeri bunun farkındayım ama eğitim sistemini de değiştirdiler. 4+4+4 ve bu uygulama ilk açıklandığında sanayici ve esnaf kesimin istekleri doğrultusunda böyle bir oluşuma ihtiyaç duyulduğu için'' böyle bir projenin tasarlandığı açıklanmadı mı? eğitim sisteminin nesnel olması gerekmez mi oysa! eğer sorulan soruların kesin cevapları yoksa ele alınan konuda verilen her cevap doğru kabul edilir ve üzerine yorumlar yapılabilir. soruların kesin cevapları varsa eğer bu en başından sonuna kadar değişmemesi yani ilkokuldan üniversiteye kadar aynı kalması gerekir. bildiğiniz ve gördüğünüz gibi böyle bir durum söz konusu değil. Böyle bir durum yokken eğitim sadece diplomadan ibaret kalıyor. çünkü bizim eğitim sistemimiz bilmeyi ve öğrenmeyi değil, sanayici ve esnafa uyum sağlamayı öğretiyor. kısadan hisse okumak yetmiyor mesele okuduğunu anlayıp doğru aktarabilmekte akıl çoğu zaman üzerine yemek dökmemek için kullanılıyor maneviyatta öyle değil teslimiyet esastır. mesele sesini de sözünü de yükseltebilmekte. bu arada bu yazının ana fikrinden üffffff ne yazmış adam kim okur bunu çıkmaz çıkmamalı!
madem mevzu güzel bir noktaya taşınmaya ve ciddi bir fikir teatisi yapmaya fırsat tanımaya başladı yarının fatihleri adına bugünün kara muratları olmayı göze almış kişilerin bazı hatırlatmalar ile derinleştirmesi gereken konu olmuştur.

şayet tahsil hayatlarını kuru bir cihangirlikle riske atmaya namzet arkadaşlar durumdan vazife çıkarıp mevzuya balıklama atlarlar ve zamanında birilerinin "dursun önkuzu hayatını vermiş biz okulu bitirememişiz çok mu" mantığıyla hareket ederlerse ; önce kaldıkları kyk'dan sonra üniversiteden kovulacaklar,her türlü kahramanlığı yapmalarına rağmen okul müdürü tarafından "duvara asılmakla" tehdit edileceklerdir. bellerine namlusu patlak kırıkkale sokulacak ve kendilerine pkk'nın liman kentinde sabaha kadar miting meydanı bekletilecektir. devamında eski bir belediye başkanına küfür ettiği gerekçesiyle eline kör bıçak verilip küfür eden sarhoşu "indirmesi" istenecektir. bu süre zarfında davası adına mücadele ettiğini sanıp tahsilini yakan genç kardeş aynı dönemde aynı sınıfta beraber okuduğu karşıt görüşlü öğrencinin (bu kişi dönemin sip'inin ünideki 2.adamıda olabilir) paşa paşa okulunu bitirip mezun olurken kendisinin ocak tuvaletlerinde banyo yaptığını ve tulum peynir ekmekle üç öğün geçirmeye mecbur olduğunu kabullenmek zorunda kalacaktır. bütün bunları yaparken bu üni. öğrencisi kendince kahramandır,abd menşeili misyoner grupların tiyatro gösterileri basılmakta,ekmeklerden köpek kulübesi yaptığı gerekçesi ile hilton oteli onca polise rağmen protesto edilmekte,dhkp-c'nin militan kadınları vasıtasıyla solcu dergilere "faşist lider" diye hedef gösterilmektedir. ama bu sözümona kuru kahraman bütün bunları yaparken tahsil hayatını yakmıştır ve yanlış yapmıştır. bu çakma çatlılar durmazlar tkp il başkanını döverler,belediye başkan adayının parmağını kırarlar memleketlerini güya kızıllara teslim etmezler. asteğmen olma şansları yoktur çünkü tahsillleri yoktur,gönüllü komando olurlar,ehliyetlerini vermezler şoför olmamak için.
sonra timin başına vaktiyle üniversitede başka cengaverler tarafından dayak yemiş kulağı küpeli bir züppe gelip tahsilsiz kahramana "seninkiler beni dövmüşlerdi şimdi ben sana ne yapayım" diye gevrek gevrek söylenir,çünkü o asteğmendir,tahsillidir cengaver ise tahsilsiz sadece vatan evladı. tahsilsizsen bitmez derdin,timi namaza götürüyorsun diye teğmen çağırır odasına garip bir işkence metodu ile (duvara dönersin,duvardan yaklaşık bir metre uzak durursun el parmaklarının ucunda duvara dayanırsın öylece beklersin) tahsilsiz cengavere 9 ışığı sorar,cengaverin ülkücülüğünü sorgular.sorgulanır çünkü kuru vatanseverlik fayda etmemektedir tahsilli olmak şarttır. sonra uğruna mücadele ettiğin davanın kurumu kural getirir "kurumun başına geçmek için üniversite mezunu olmak gerekir" der. cengaver diyemez "ben arkadaşlarımla beraber pkk'nın üniversitesini 4 sene sonunda türkçülük bayramı kutlanacak hale getirdim,3000 kişilik 6 kasım protestolarını 25 kişi (onlarıda gösteri sonunda dövmek kaydıyla) protesto eder hale getirdim" diye. çünkü tahsil şarttır,tahsil. ki zaten bu tahsilsiz mahlukta en sonunda her kesim tarafından provakatör,ergenekoncu,derin türkçü gibi sıfatlarla yaftalanacak ve sözümona kahramanlığı boşa gidecektir. tahsilsiz cengaverin idealleri vardır ama o ideallere kariyerle ulaşılır,tahsilsizliğin ürettiği cengaverliğin bu sahnede yeri sadece "kara murat benim" repliğindedir. o da fatih'ler için.

yukarıda anlatılan kişiler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür,bir nevi "mesela" durumudur. önümüzde 3 tane seçim vardır,bu seçim maratonu boyunca herhangi bir sokak çatışması beklemiyorum ama olaki oldu o zaman tahsil hayatları devam eden kişiler bu tip ortamlardan uzak dursunlar,karışmasınlar. bilinmelidir ki bu bir boşvermişlik değil tam tersi ciddi bir sorumluluk duygusunun gereğidir.

ha yok "gardaşım benim atarım tutarım kuvvetli,üsteki martavallara karnım yok,çatışma ortamına ilk ben girerim,bu benim vazifem" diyen varsa ekibini kursun doğru diyarbakır'ın yolunu tutsun,kıç üstü oturmasın. ama bütün bunları yaparken evdeki ruhsatlı tüfekle evdeki dürbünün yanyana getirilip suikast silahı muamelesi gösteren bir emniyet teşkilatının varlığınıda idrak etsin.

tekrar ediyorum bu bir itidal çağrısı değildir,sadece okumak ve tahsilli bir birey olmak zorunda olan türk milliyetçisi gençlere samimi bir abi tavsiyesidir,okuyun gardaş...okumuş olanda mesleğini riske atmasın... (şimdilik)