günümüzde bu sıfata layık görülenlerin çoğu akp ve cemaat hayranı tipler. haliyle taban da beyin çamcıklaması geçiriyor. biz neyiz? kimiz? kimin dostu, kimin düşmanıyız? sorularının baloncukları karikatürün çerçevesinden taşıyor.
(bkz:nevzat kösoğlu)(u: birçok görüşünü kabul etmesem de)
gunumuzdekilerin cogunlugu kor veya anlama ozurlusu!
millet diye bir birlik veya muhtevayi tanimlayan olgu artik yok! beraber yasama istegi, ayni ulkuler, ayni baglilik/sadakat artik yok! bunu kabullenmemek icin kor ayaklarina yatiyorlar.
hala "hepimiz kardesiz, hepimiz turkuz" ninnisindeler. yoksa mor cati beyannamesi mi demeliydim? en iyisinde bile bir umut, bir babacanlik, "guzel gunler gorecegiz, gunesli gunler" edasi..
istiklal mucadelesinin hemen onceki devirden simdikinin farki ne? o donemin yani ilk ulkuculerin yani ittihatci yazarlarin gazete koselerindeki yazilarina bakin.. simdikiler gibi eger itidalli konusmus olsalardi bu gudulen halk nasil harekata destek vermeyi dusunecekti ki?
kemal tahir'in enver paşa hakkindaki sozune katilmasam da kitabindaki sozune paralel olarak asagidaki ayni mana bu "sorumlu yurekler" ve "halk cobanlari"na iyi gidiyor:
bir devletin, vatanin donemlerinde batmasi onlarin varligina verilecek en buyuk cezadir!
afiyet ola..
millet diye bir birlik veya muhtevayi tanimlayan olgu artik yok! beraber yasama istegi, ayni ulkuler, ayni baglilik/sadakat artik yok! bunu kabullenmemek icin kor ayaklarina yatiyorlar.
hala "hepimiz kardesiz, hepimiz turkuz" ninnisindeler. yoksa mor cati beyannamesi mi demeliydim? en iyisinde bile bir umut, bir babacanlik, "guzel gunler gorecegiz, gunesli gunler" edasi..
istiklal mucadelesinin hemen onceki devirden simdikinin farki ne? o donemin yani ilk ulkuculerin yani ittihatci yazarlarin gazete koselerindeki yazilarina bakin.. simdikiler gibi eger itidalli konusmus olsalardi bu gudulen halk nasil harekata destek vermeyi dusunecekti ki?
kemal tahir'in enver paşa hakkindaki sozune katilmasam da kitabindaki sozune paralel olarak asagidaki ayni mana bu "sorumlu yurekler" ve "halk cobanlari"na iyi gidiyor:
bir devletin, vatanin donemlerinde batmasi onlarin varligina verilecek en buyuk cezadir!
afiyet ola..
entellektüel kavramına tekrarcılık değilde reformistlik olarak baktığımızda karşımıza ümit özdağadını çıkaran olgu.
Doğrusu ülkücü entelektüeller olmalıdır. Bilim adamı ve entelektüel arasında bir Ayrım yapılması gerektiğini düşündüğümdür. Ülkücü entelektüel olmaz ülkücü bilim adamı olur görüşündeyim.
sayilari bes parmagi gecmez. maalesef "özüne sadik kalma", "sahiplenme" duygusu yok. ve ya zamanla yitiriliyor. hal böyle olunca da bes parmagi gecmez diyorum. ne idim, ne oldum, neyim demiyeceksin. ömrümün ilk yarisinda görüp ögrendiklerime dayanarak: ya akepe saflarindalar ya bir zaman kanli bicakli olduklari sol kesimle canim cicim olmuslar. ol sebepten ümitsiz vaka; ne olacaklari malum degil...
sait başer'i bu insanlar arasına alabiliriz. aslında sayıları çoktur ama çoğu irili ufaklı edebiyat dergilerinde kalmıştır veya islamcı cenaha yaklaşmaya çalışmıştır çünkü bunları okuyacak, anlayacak, tartışacak bir kitle hitap ettikleri insanlar arasında fazla yoktur.bazıları ise bilerek küstürülüyor. parti işlerine girmektense namusluca yerlerinde duruyor ve çalışmalarına devam ediyor. genel ülkücü görüş içindeki ufak ayrılıklar bu küstürmelere kılıf oluyor.