yanlış anlama diyalogları – Muhalif Sözlük
üniversite ye gittim daha ilk der tanışma faslı falan derken 30-35 yaşlarında bir kadın hoca girdi içeri selam çocuklar dedi (küçük bir ilçeden gitmişiz taa hakkari çukurca'dan) ve ekledi nasıl gidiyor hayat (bu ne dedim la hocaya bak burada hayat ne güzel biz de her gece çatışmada uyanıyoruz) devam etti ve hadi tanışalım;

- ismim ayşe. ayşe ismini duyunca aklınıza ne geliyor diye sordu.?
-herkes güzel isim, abes isim, banel isim diyor falan abi sıra bana geldi ve hoca imalı bir şekilde en arka duvar köşesinde yalnız oturan bana;

-senin aklına ne geliyor diye sordu?

-fasulye dedim!

- çık dışarı dedi.



komedi olsun diye söylememiştim mizacımda o kadar komik değil zaten sadece konu farklı yansımıştı bana sınıf bu muhabbetten tam sıkılmıştı ki bir gülme krizi tuttu herkesi ve ayşe hoca çık dışarı dedi uzun yıllar dersine giremedim ama hiç dersinden kötü not almadım.
dedikoduya zemin hazırlayan diyaloglardır.

+ fenasi kerim!
- ooo hafız naber.
+ nereye böyle?
- pazara gidiyorum.
+ akşam oluyor, ne pazarı böyle
- pazarda ananas aldırmıştım. çürük çıktı. değiştirip gelecem. sen nereye?
+ bende avukatımın ofisine gidiyorum
- ne oldu ki?
+ rahime giren'le sorun oldu.
- o hep sorunlu yaa
+ yaşına hürmeten susuyordum ama bu sefer mahkemeye verecem.
- iyi abi. kolay gelsin. görüşürüz.
+ sanada.

iş bu diyalogdaki ikili, kesinlikle birbirini yanlış anlamamıştır. ama sohbete kulak misafiri olan fadime teyze, duyduklarına inanamamıştır. ''ne diyir ula bu herüfler'' şeklinde şok geçirmiştir. duyduklarını tüm mahalleye yaymıştır.
peki bundan sonra ne olacaktır? fenasi kerim ile hafız'ı neler bekliyor? çürük çıkan ananaslar değişecek mi? rahime giren neden mahkemeye verildi? kulağı delik fadime teyze niye erzurum lehçesiyle konuşuyor?
hepsi bir dahaki bölümde!
(bkz:to be continued)
sozlu ise daha cok kinaye veya kelime oyunu soz konusudur. yazili ise daha cok imla ve noktalama yanlisi, kelime secimi yetersizligi durumlaridir.

---------------based on a true story---------------

(i: yer: bir bayan arkadaşın jipi
zaman: sene başları


- "emel" istiyor musun?
+ tabi.. olur, hem daha da yakınlaşmış oluruz. birbirimizi daha iyi tanırız emelleştikçe!
- nerde peki? bildiğin yer var mı? seni şimdi bırakayım. sen ayarla, 2 saat sonra gelirim arabamla.
+ anlamadım. herhalde birşey dedin biraz önce, kaçırdım, bir daha söyler misin?
- ne diyorsun anlamadım.
+ tamam endonezce biliyorum ama bir yere kadar bazen siz resmi dili de aşıyorsunuz lehçe konuşuyorsunuz. o kadar değil yani.
- ne diyon sen canım ya? [arabayı durdurur ve gözlerimin içine ateşli ateşli bakar.]
+ yaau.. i meyl [e-mel diye telafuz edilir bahasa'da] sordun önce sonra başka konuya geçtin anlamadım.
- "emel"i sen ne olarak biliyor ve kullanıyorsun? "em el" yani "m." ve "l." harflerinin telafuzu.
+ [bön bön ateşli gözlerin içine bakılmaya devam edilir. şeytan dürter, salağa yatılır. "bilmiyorum" demenin imasıdır aslında bu uzun bakış ama şimdilik sadece hoşa gittiğinden yapılır.]
- "making love"! (u: sevişme)
+ ha??? [bir anlık kalpten ruh gibi birşey kalkar tekrar yerine oturur](u: şok geçirmek)
- yani sex...(u: çok ciddi bir gülümseme)
+ O_O ...
- ... ???
+ 0.o
- tamam tamam şaka yaptım.. gezerken elini tuttum ve seninki kızsın diye de demin sarıldım ama hemen öyle şeyler aklına gelmesin diye test ettiydim.
+ [türkçe bir iç konuşma ama sesli gene] BEN DE YEDiM a.q!
- NE???...

uzun uzun bakar yandan ve gülmeye devam ederek arabayı tekrar çalıştırır. tutku dinmiş ve elemanın kobra da bu şoktan dolayı tırtıl olup yuvasına kaçmıştır.)

---------------based on a true story---------------